Susan Mcbride etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Susan Mcbride etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2018 Cumartesi

Küçük Siyah Elbise - Susan Mcbride


Merhabalar! Umarım hafta sonunuz güzel geçiyordur. Ankara'da havalar çok güzeldi, ancak şu anda gökyüzü simsiyah. Uzaktan gök gürültüsü sesleri geliyor. Sanırım birazdan seller gidecek. Yani, tam kitap okumalık bir hava var... Ben istediğim hızda okuyamıyorum, ama kitaplardan da uzak kalmıyorum neyse ki... (Ve beklenen yağmur, feci bir şekilde geldi...)



Kitabın mistik bir yönü de var. Oldukça sürükleyici ve merak uyandırıcı... Evie artık yaşlanmıtır. Eski günleri hatırlamak için tavan arasına çıkar ve o sihirli siyah elbiseyi bulup, üzerine giyer. O sırada fenalaşır ve hastaneye kaldırılır. Başka bir şehirde yaşayan kızı Toni, bunu duyunca apar topar doğduğu kasabaya döner. Son zamanlarda annesiyle arası pek iyi değildir ve bunu telafi edememekten korkmaktadır. Evie ise, komadayken geçmişi hatırlamaktadır. Evie ve Anna birbirlerinden farklı iki kardeştir. Evie ne kadar akıllı ve oturaklıysa; Anna da o kadar güzel ve ele avuca sığmaz biridir. Babası Anna'yı istemediği biriyle evlendirmek istemektedir. Anna, önceleri bu duruma razıymış gibi görünür. Düğünden bir gün önce, iki kardeş alışverişe çıkar. Dükkanın birinde çok güzel siyah bir elbise görürler. Dükkandaki çingene kadın, bu elbisenin çok özel olduğunu ve giyenin, kaderini gördüğünü söyler. Evie korkar ve gitmek ister, ama Anna elbiseyi alır. Ertesi gün ise, bu evliliği yapamayacağını söyleyerek ortadan kaybolur. İşte her şey böyle başlar...

ARKA KAPAK

Bu küçük siyah elbiseyle ilgili bu kadar büyüleyici olan şey nedir?

Annemin apar topar hastaneye kaldırılmasından önce üzerine bu
elbiseyi giymesinin bir sebebi olmalı. Hele ki, şimdi Blue Hills'e 
dönmüş ve teyzemle ilgili annemin yıllardır benden sakladığı şeyleri
öğrenmişken bu işin peşini kolay kolay bırakamam.
Yıllar önce iki kız kardeşin arasını açan, insanlara hiç ummadıkları anlarda 
yepyeni yollar sunan ve ailemizin kadınlarını garip bir kaderle birbirine
bağlayan şey bu siyah elbise olabilir mi?

Gerçekleri öğrenmem için önce onu giymem gerek...


"Minik siyah bir elbisesi olmayan kadının geleceği de yoktur."
                                                                                 Coco Chanel




Bu, Susan Mcbride'ın okuduğum ikinci kitabı. Diğeri de Kızılderili ve Çingene idi. O da mistik bir hava taşıyordu ve çok beğenmiştim. Fikirlerimi merak ederseniz, buradan okuyabilirsiniz...   

Küçük Siyah Elbiseyi de severek okudum. Keşke Susan Mcbridge'ın başka kitapları da Türkçe'ye çevrilse... Polisiye ile fazla aram yok, ama biraz gizem de keyifli oluyor hani...

Ben her seferinde dediğim gibi, daha çok kitap okuyabilmeyi dileyerek izninizi istiyorum. En kısa zamanda görüşmek üzere...


14 Şubat 2015 Cumartesi

Kızılderili ve Çingene - Susan Mcbride



Merhabalar! Bu aralar biraz ağırdan aldığımı biliyorum. Nedense üzerimde her şeye karşı bir isteksizlik var. Yazmak için bilgisayarın başına oturuyorum. Ama hiçbir şey yazamadan kalkıyorum. Her neyse, içimi dökmeye kalkarsam anlatacağım çok şey var. O yüzden ben kitaba geri döneyim :) 

Kızılderili ve Çingene kitabını görünce sanki bir şey beni çağırdı. Büyülenmiş gibi kitap kapağına bakakaldım. Elbette bunda kapaktaki turkuaz kolyenin etkisi büyük. Arka kapağı da okuyunca kitabı alma isteğim arttı. Çoğu kitabım gibi bunu da kız kardeşim hediye etti bana...




Roman, zaman zaman geçmişle günümüz arasında gidip geliyor. Kitapta önce, kahramanlarımızdan Gretchen ve gözleri görmeyen ikiz kız kardeşleri Bennie ile Trudy'nin yaşadığı yerde oluşan büyük kasırga anlatılıyor. Bu sırada şehirde yaşayan Gretchen'in kızı Abigail, nişanlısından ayrıldığı halde hamile olduğunu öğreniyor. Nişanlısının kendisine bebek için dönmesini istemediğinden, bebeğini annesinin yanında doğurmaya karar veriyor. Daha doğrusu annesine sığınmak istiyor. Sonuçta annesi de onu babası olmadan büyütmüştü. Kasırga dindikten sonra Gretchen çiftlikteki hasarı tespit etmek için dışarı çıkıp dolaşmaya başlar. Ceviz koruluğunda yaralı bir yabancı bulur. Adamın oraya gelişi oldukça esrarengizdir. Çünkü civarda herhangi bir araç yoktur. Çiftliktekiler onu kasırganın getirdiğini düşünüp, evlerinde tedavi etmeye başlarlar. Çünkü kasırga yüzünden telefon kesilmiş ve devrilen ağaçlar da yolları kapatmıştır. O sırada Abigail de çiftliğe ulaşmayı başarır. Herkes bu yabancı adamın yıllar önce kaybolan ve Abigail'in babası sandığı Sam olmasından şüphelenir. Ama adam kendisiyle ilgili hiçbir şey hatırlamamaktadır. Üstelik olması gerekenden çok yaşlıdır.

Sam'in dedesi bir Kızılderili Şamandır. Uzun süre kumpanyalarda gösteri yapmış ve bu sırada doğa üstü yeteneklerini keşfetmiştir. Güçleri O'nu yıpratınca, kumpanyada tanışıp aşık olduğu kadınla evlenir. Her şeyden uzaklaşıp, kendisine hediye edilen bu çiftliğe yerleşmeye karar verir. Sam de dedesinin yeteneklerini taşımaktadır. Çalışmak için gittiği Afrika'da kaybolmuştur. Herkes O'nun öldüğünü düşünmektedir. Sam'in ailesi Gretchen'ın bebeğinin Sam'den olduğunu düşünürler ve O'na sahip çıkarlar. Aile yadigarı çiftliği de ölürlerken Gretchen'a bırakırlar.



Ben kitabı oldukça sürükleyici buldum ve severek okudum . Özellikle bazı Kızılderili atasözlerini çok sevdim. İşte bu sözlerden üçü...

- Fırtına bazen yağmur yağdırır, bazen de mucizeler yaratır.
- İlkbaharda usul usul yürü, toprak ana hamiledir.
- Gözlerde yaş yoksa, ruh gökkuşağına sahip olamaz.


                                               ARKA KAPAK

Her seferinde çiftliği es geçen kasırga, bu sefer
diğerlerinden farklıydı. Çiftliğin ceviz koruluğunda yaralı
halde bulunan, nereden geldiğini, kim olduğunu 
hatırlamayan bu adamı kasırga mı getirmişti?

Gelişiyle, yıllardır meyve vermeyen ceviz ağacının
çiçeklenmesini sağlayan bu yabancıya evlerini açan
Gretchen ve ikiz kız kardeşlerini etkileyen, yabancının
beraberinde getirdiği mucize miydi?

Yoksa gözlerindeki tanıdık bakış mı?

Aile bağları, hayal kırıklıkları, korkulan sırlar ve sözü
edilmemiş gerçek bir aşk hikayesi...



Birkaç kez taslağa attıktan sonra, nihayet yazımı bitirebildim. Hepinize güzel bir hafta sonu diliyorum. Görüşmek üzere...


Görüşleriniz Benim İçin Değerlidir!

Zaman ayırıp, yorum yaptığınız için teşekkür ederim. Yorumlarınız onaylandıktan sonra görüntülenecektir. Reklam ve hakaret içeren yorumları yayınlamıyorum. Düşüncelerinizi bekliyorum...