Merhabalar! Umarım hafta sonunuz güzel geçiyordur. Ankara'da havalar çok güzeldi, ancak şu anda gökyüzü simsiyah. Uzaktan gök gürültüsü sesleri geliyor. Sanırım birazdan seller gidecek. Yani, tam kitap okumalık bir hava var... Ben istediğim hızda okuyamıyorum, ama kitaplardan da uzak kalmıyorum neyse ki... (Ve beklenen yağmur, feci bir şekilde geldi...)
Kitabın mistik bir yönü de var. Oldukça sürükleyici ve merak uyandırıcı... Evie artık yaşlanmıtır. Eski günleri hatırlamak için tavan arasına çıkar ve o sihirli siyah elbiseyi bulup, üzerine giyer. O sırada fenalaşır ve hastaneye kaldırılır. Başka bir şehirde yaşayan kızı Toni, bunu duyunca apar topar doğduğu kasabaya döner. Son zamanlarda annesiyle arası pek iyi değildir ve bunu telafi edememekten korkmaktadır. Evie ise, komadayken geçmişi hatırlamaktadır. Evie ve Anna birbirlerinden farklı iki kardeştir. Evie ne kadar akıllı ve oturaklıysa; Anna da o kadar güzel ve ele avuca sığmaz biridir. Babası Anna'yı istemediği biriyle evlendirmek istemektedir. Anna, önceleri bu duruma razıymış gibi görünür. Düğünden bir gün önce, iki kardeş alışverişe çıkar. Dükkanın birinde çok güzel siyah bir elbise görürler. Dükkandaki çingene kadın, bu elbisenin çok özel olduğunu ve giyenin, kaderini gördüğünü söyler. Evie korkar ve gitmek ister, ama Anna elbiseyi alır. Ertesi gün ise, bu evliliği yapamayacağını söyleyerek ortadan kaybolur. İşte her şey böyle başlar...
ARKA KAPAK
Bu küçük siyah elbiseyle ilgili bu kadar büyüleyici olan şey nedir?
Annemin apar topar hastaneye kaldırılmasından önce üzerine bu
elbiseyi giymesinin bir sebebi olmalı. Hele ki, şimdi Blue Hills'e
dönmüş ve teyzemle ilgili annemin yıllardır benden sakladığı şeyleri
öğrenmişken bu işin peşini kolay kolay bırakamam.
Yıllar önce iki kız kardeşin arasını açan, insanlara hiç ummadıkları anlarda
yepyeni yollar sunan ve ailemizin kadınlarını garip bir kaderle birbirine
bağlayan şey bu siyah elbise olabilir mi?
Gerçekleri öğrenmem için önce onu giymem gerek...
"Minik siyah bir elbisesi olmayan kadının geleceği de yoktur."
Coco Chanel
Bu, Susan Mcbride'ın okuduğum ikinci kitabı. Diğeri de Kızılderili ve Çingene idi. O da mistik bir hava taşıyordu ve çok beğenmiştim. Fikirlerimi merak ederseniz, buradan okuyabilirsiniz...
Küçük Siyah Elbiseyi de severek okudum. Keşke Susan Mcbridge'ın başka kitapları da Türkçe'ye çevrilse... Polisiye ile fazla aram yok, ama biraz gizem de keyifli oluyor hani...
Ben her seferinde dediğim gibi, daha çok kitap okuyabilmeyi dileyerek izninizi istiyorum. En kısa zamanda görüşmek üzere...



