Merhabalar! Aslında Bayramın 1. günü, böyle bir bayram kutlaması yazmayı düşünmüştüm. Ama içimden gelmedi. Bu sabah, şekerlikteki badem şekerlerini tazelerken bir çocukluk anımı hatırladım ve bu yazıyı yazmaya karar verdim.
Eskiden mahallemizde oturmuş olan yaşlı bir çift vardı. Onlara gittiğimizde hem garipser, hem de çok eğlenirdim. Bayramlarda bizim evimizde çikolata ve badem şekeri karıştırılarak ikram edilirdi. Ama Onlar yalnızca badem şekeri ikram ederlerdi. Düşünsenize, bir şekerlik dolusu badem şekeri... Tabii biz, annemizin tembihlediği gibi bir tane alır ve teşekkür ederdik. Ama onlar şekerliği avuçlamamız için israr ederlerdi :) Evet bir çocuk için şekerlik avuçlamak harika bir şey değil mi? Taneyle badem şekeri mi yenirmiş, avuçlayın bakayım derlerdi :)) Ne zaman badem şekeri görsem aklıma Nihat Bey Amca, İffet Hanım Teyze, çocukluğum ve çocukluğun masumluğu gelir. Aslında badem şekeri de en az çocuklar kadar masum değil mi? Bembeyaz, saf, temiz... İşte aklıma bunlar gelince, yazıya dökmek istedim...
Bu arada ne mi yapıyorum? Bayramdan önce birkaç gün Alanya tarafına kaçtık. Hazır kayınvalidem eltimdeyken tatil işimizi halledelim diye düşündük. Bu tatile çok ihtiyacım vardı ve bir daha fırsatımız olmayabilirdi. Orada mümkün olduğunca internetten, telefondan uzak kalıp, televizyonu asla açmadan zihnimizi boşaltıp, dinlenmeye çalıştık. Ama tabii terör yine boş durmamış. Canımız çok sıkıldı...Bol bol yüzüp, kitap okuyarak geçirdim zamanımı. Tazelenmiş ve dinlenmiş olarak döndüm. Döner dönmez de sorumluluklarım kaldığı yerden devam etmeye başladı. Her ayın birinde, kayınvalidemi diğer kardeşin almasında karar kılındı. Böylece kimse yıpranmayacak diye umuyoruz.

Bayrama gelecek olursak; gidilecek yerlere gidildi, büyüklerin eli öpüldü. Gelen misafirler ağırlandı. Bizim gidecek yerlerimiz bitti. Şu ana kadar gelen de olmadı. Ben de sabahtan beri balkondayım. Çay ve örgü keyfi yapıyorum. Fırsat bulduğumda da kitap okuyorum. Eh, benden bu kadar. Umarım sizin Bayramınız da güzel geçiyordur. Badem şekeri gibi masum günler diliyorum...
Merhabalar! Hepinize güzelliklerle dolu bir Bayram diliyorum...
Bizler çocukken Bayramlar daha güzeldi. O zaman da annem, babam böyle söylerdi. Babam sabah erkenden Bayram Namazı'na giderdi. Gelirken bize balon almayı ihmal etmezdi. Gözümü açıp da, yatağın başucunda balonu görünce nasıl sevinirdim! Hemen kalkıp bayramlıklarımızı giyerdik. Çoğunlukla babaannemin diktiği güzel elbiselerdi bunlar. Hepimiz yaşımıza göre sıraya girip, büyüklerimizin elini öper ve bayramlaşırdık. Bu sırada şeker tutulurdu. Oruçlu ağızlar şekerle tatlandırılırdı. Sonra kahvaltı yapılırdı. Biz, dedem ve babaannemle birlikte yaşardık. Genellikle amcamlar sabah kahvaltısına gelirlerdi. Öğlen yemeğinde amcamlara, dayımla teyzem de katılırdı. Ne yazık ki diğer dedem, yani annemin babası yatalaktı. Bu nedenle anneannem evden çıkamazdı. Bu durum ben 5-6 yaşlarındaykendi. Sonra dedem vefat etti. Anneannem de öğlenleri gelmeye başladı. Kocaman, kalabalık, neşeli bir sofra olurdu. Akşam da anneannemlere giderdik. Anneannem bayram harçlıklarımızı mendilin arasına koyup verirdi. Halâ saklarım o mendilleri. Belki güleceksiniz ama, bu satırları yazarken gözlerim doldu. Şimdi ne o kalabalık aile var, ne de o büyük sofralar...
Yine de eşimle ben o geleneği sürdürmeye çalışıyoruz. O, sabah erkenden mutlaka namaza gider. Ben de o sırada kahvaltıyı hazırlarım. Kayınvalidem çoğunlukla bizimle yaşadığı için büyük eviyiz. Ama herkeste bir telaşe, arada mesafeler. Eski tadı yok işte...
Bazen kızımın elinden tutup, bizim çocukluğumuzdaki bayramları gösterebilsem diyorum. Bu güzel gelenekler yok olmasın. O sıcak insan ilişkileri kaybolmasın. Tekrar Bayramınız kutlu olsun...
Görüşleriniz Benim İçin Değerlidir!
Zaman ayırıp, yorum yaptığınız için teşekkür ederim. Yorumlarınız onaylandıktan sonra görüntülenecektir. Reklam ve hakaret içeren yorumları yayınlamıyorum. Düşüncelerinizi bekliyorum...