31 Ocak 2015 Cumartesi

Çılgın Cuma (İzledim)


Hepinize güzel bir hafta sonu diliyorum. Bu filmi, daha önce aldığım bir filmin tanıtım bölümünde gördüm. Oldukça eğlenceli ve hareketli bir filme benziyordu. Malum, okullar tatil. Kızımla birlikte güzel ve kaliteli vakit geçirmeye çalışıyoruz. Filmi inceledim ve kızımla birlikte izlemeye karar verdim. Aslında çocuk filminden çok, ergenlik dönemine hitap eden bir film.


Annemiz, eşini birkaç yıl önce kaybetmiş. 15 yaşındaki kızı, ve ilkokul çağındaki oğluyla birlikte yaşıyor. Ama yeni biriyle tanışmış ve evlenmek üzere. Kendisi ne kadar otoriter ise kızı da o kadar asi. Anne kız hiç geçinemiyorlar. Sürekli gittikleri Çin Lokantasında büyük bir kavgaya tutuşuyorlar. Bu kavgayı gören lokanta sahibinin annesi onlara birer dilek kurabiyesi veriyor. Ertesi sabah anne kız kendilerini birbirlerinin bedenlerinde buluyorlar. Tabii bu durum pek çok sıkıntıya ve karışıklığa yol açıyor. Üstelik, annemizin düğününe bir gün var. Anne kız hemen lokantaya gidip, durumun düzeltilmesini istiyor. Ancak bunun mümkün olmadığını; sadece birbirlerini gerçekten anlayıp, anlayışla karşıladıkları zaman normale dönebileceklerini öğreniyorlar.

Tüm bu olan biten hem düşünmenizi, hem de eğlenmenizi sağlıyor. Ben de ergenliğe yaklaşmakta olan bir kız annesi olarak filmi izlemek istedim. Kızımla birlikte güzel vakit geçirdik. O ne kadarını anladı bilmiyorum. Ama ben, zamanı geldiğinde bu filmi hatırlamayı umuyorum. Eğer sizin de ergenlik döneminde çocuklarınız varsa, birlikte Çılgın Cuma'yı izlemenizi öneririm. Umarım gününüz güzel geçer...

29 Ocak 2015 Perşembe

Sakız Sardunya - Elif Şafak


Merhabalar! Sakız Sardunya hem kapak tasarımıyla, hem de Elif Şafak tarafından yazılmış olması nedeniyle hemen ilgimi çekti. Kızımın da bir kitap kurdu olması için uğraşıyorum. Bu nedenle O'nun sevdiği, beğendiği kitapları almaya çalışıyorum. Sakız Sardunya da bunlardan birisi oldu. Kitabı görüp, arka kapağını okuduğumuzda ilk tepkisi: Anneeee bunu alalım lütfeeeen oldu. Ben de karne hediyesi olarak aldım. Ama itiraf ediyorum dayanamadım ve kızımdan önce ben okudum. Şşşşştttt kimse duymasın, 42 yaşında çocuk kitabı okudum:))



Kitap Sakız Sardunya adında bir kızın maceralarını anlatıyor. Sakız Sardunya İstanbul'da yaşıyor. Kitap okumaya bayılıyor. Ama adını hiç sevmiyor. Çünkü diğer çocuklar adıyla alay ediyor. Oldukça meraklı bir kız. Bu özelliği zaman zaman başını derde sokuyor. Bir gün kütüphanede, üzerinde ışıklar yanıp sönen bir küre buluyor. Ne olduğunu anlamak için alıp, evine götürüyor. O günlerde bir haftalığına, küçük bir kasabada yaşayan anneannesi ve dedesinin yanına gitmek zorunda kalıyor. Yanına en sevdiği kitaplarını ve küresini de almayı ihmal etmiyor. İşte o zaman macera başlıyor. EFHİMA'yı, yani Efsaneler, Hikayeler ve Masallar Ülkesi'ni keşfediyor... 


ARKA KAPAK


Sakız Sardunya

İstanbul'da sakin bir mahallede bir kız çocuğu yaşardı.
İsmini hiç mi hiç sevmeyen... Hem akıllı, hem meraklıydı. 
Çok da konuşkandı. Anne babasına ve öğretmenlerine
durmadan sorular sorardı. Zavallı büyükler, onun zekâsına 
yetişmekte zorlanırdı! Bir atlası vardı sürekli karıştırdığı
ve pek çok kitabı...Hayaller kurmaya bayılırdı.
Bir gün okulun kütüphanesinde hiç beklemediği bir
sürprizle karşılaştı. Rafların arasında tuhaf bir küre 
parlıyordu. Bulan herkesi unutulmayacak 
bir yolculuğa çıkaran sihirli bir küre!

EFHİMA, yani Efsaneler, Hikayeler ve Masallar Ülkesi'ne 
uzanan rengarenk bir maceraya atılmaya hazır mısınız?

Usta yazar Elif Şafak çocuklar için sıcacık ve
sıradışı bir öykü yazdı! Dostluk, paylaşım, hayal gücü,
kitap ve doğa sevgisinin özenle işlendiği Sakız Sardunya, 
soluksuz ve keyifli bir okuma süreci vadediyor.

Elif Şafak gerçekten de çocukların seviyesine inmiş. Arka kapakta yazdığı gibi bir solukta okunuyor. Çocuklara kitap okumanın ve yaratıcılığın önemini anlatıyor. Çocuklarınıza düşünmeden alıp, okutabileceğiniz bir kitap. Görüşmek üzere...

27 Ocak 2015 Salı

Açıklamalı Kurtçuk Örnekli Bebek Yeleği



Merhabalar! Bileğimdeki sorun yüzünden örgülerime ara vermek zorunda kaldım. Benim gibi sürekli örgü örmek isteyenler için çok zor bir durum. İki yıldır bununla yaşamayı öğrendim. Ama bazen o kadar kötüleşiyor ki, hiç öremiyorum. Herkesin bir günde ördüğü bebek yeleğini, ancak 15 günde bitirebildim. Ne diyeyim, buna da şükür. Gelelim yeleğimize...



Yeleği Sayın Nurgün Tezcan, Deryanın Dünyası programında anlatmıştı. Orada yeni doğan bebek için anlatılmıştı. Ben biraz büyüterek ördüm. Sanırım 6 ay - 1 yaş için uygun olur.

Bebe yünü ve 3,5 numara şişle 60 ilmek attım. Yelek önden başlanarak örülüyor. Beş diş haraşo ördüm. Sonra her iki yanda 8'er ilmek haraşo bırakarak, orta kısmı 2 sıra düz ördüm. Daha sonra her sırada kaydırarak örneği kurdum. Ben kurtçukları biraz sık yapmışım sanırım. Bu şekilde, yanlarda 41 diş haraşo olana kadar örnekli olarak ördüm. Sonra örgünün tamamını 5 diş haraşo ördüm. Daha sonra 15 ilmek haraşo örün. Ortadaki 30 ilmeği yaka için kesin. 15 ilmek daha haraşo örün. Yanlardaki 15'er  ilmek haraşoları 15'er diş olana kadar ayrı ayrı örün. Sonra ortaya 30 ilmek atın. İlmeklerin tamamıyla 5 diş haraşo örün. Yine yanlarda 8'er ilmek haraşo örerek, ortadaki ilmekleri düz örün. 20 diş haraşo olana kadar böyle devam edin. Sonra her iki kenara 15'er ilmek atarak devam edin. Bu bölüm de haraşo örülecek. Yanlardaki haraşolar 22 diş olana kadar böyle örün. Sonra örgünün tamamını 5 diş haraşo örerek bitirin. Yalnız sonradan eklediğiniz haraşo bölümün 3, 15 ve 27. dişlerinde ilik açmayı unutmayın. Siz ilik yerlerini kendiniz de ayarlayabilirsiniz. Ben ilikleri 2 ilmeği birlikte alıp, şişe bir ilmek dolayarak yapıyorum. Çok düzgün oluyor.

Size örneği fotoğraflarla anlatmaya çalışacağım. Önce şişi düz örer gibi ilmeğin arkasında tutun. İpliği arkadan öne doğru 10 kez dolayın.


Sonra 11. dolayışınızda iki şişin arasından geçirerek, hepsini birlikte düz olarak örün.


Şişten çıkarttığınız helezonun ucundan tutarak uzatın.




Helezon açıldıktan sonra bu sefer ördüğünüz ipi çekerek, açtığınız ipin sıkışmasını sağlayın.


Böylece oluşan kurtçuğu örgünün ön yüzüne çevirerek yandaki ilmeğe ters örgüyle tutturun.



Umarım anlaşılır olmuştur. Eğer Nurgün Hanım'ın tarifini izlemek isterseniz buraya bakabilirsiniz. Yapmak isteyenlere kolay gelsin.

25 Ocak 2015 Pazar

Annemin Elmalı Kurabiyesi



Merhabalar! Niyetim güzel bir pazar yazısı yazmaktı. Ama bugün öyle çabuk geçti ki; ne olduğunu anlamadan akşam oldu. Pazar günleri bizim evde hamur işi günüdür. Bugün de eşim, kızım ve ben birlikte elmalı kurabiye yaptık. Aslında tepsideki halini de fotoğraflayacaktım. Ama üçümüzün de eli değdiği için farklı boyutlarda oldular. Çünkü kızım küçük olsun, eşim kocaman olsun, ben de normal olsun dedim :) İşte tarif...



MALZEMELER :

250 gr margarin,
3 su bardağı un,
2 yemek kaşığı yoğurt,
1/2 paket kabartma tozu,

4 büyük elma,
1 tatlı kaşığı tarçın(severseniz daha çok koyabilirsiniz),
3 yemek kaşığı toz şeker

Üzeri için pudra şekeri

YAPILIŞI :

Önce içi hazırlamanızda yarar var. Elmaları rendeleyin, şekeri de ekleyerek pişirin. Ocağı kapatacağınız zaman tarçını ekleyin. İç malzemesi soğurken başka bir kapta; erittiğiniz yağ, yoğurt, un ve kabartma tozunu karıştırıp yoğurun. Hamurunuz sert olmasın. Hamuru ince olarak açın ve istediğiniz büyüklükte bir bardakla yuvarlak şekiller kesin. Ortalarına elmalı içinizi yerleştirin. İki kenarını fotoğraftaki gibi birleştirip, bastırın. Bastırmanız çok önemli. Çünkü kurabiyeler pişerken kabarıp, ortaları açılabilir. Yağlanmış tepsiye dizin. Kurabiyelerin birbirlerine değmemesine dikkat edin. 175 derece fırında 15 dakika pişirin. Soğuduktan sonra üzerine pudra şekeri serpip, servis edin.



Bugün biraz geç olabilir, ama okullar tatil. Belki hafta içinde çocuklarınızla birlikte ya da başka bir hafta sonunda ailece denemek istersiniz. Elmalı kurabiye genellikle herkesin bildiği bir tarif. Ancak bu kurabiye gerçekten kıyır kıyır oluyor. Denemek isteyenlere kolay gelsin. 

23 Ocak 2015 Cuma

Alışverişe Devam...



Bugünlerde Ankara'da hava gerçekten çok güzel. Sanki bahar gelmiş gibi. Ben de önceki gün kendimi yine Kızılay'a attım. Ama bu sefer yün almaya gitmedim. Aslında yine çoğunlukla tuhafiyelerde gezdim. Bir de Kocabeyoğlu Pasajı'nın altındaki Bursa Kumaş Pazarı'na gittim. Niyetim basit dikiş çalışmaları yapabileceğim canlı, capcanlı ucuz kumaşlar almaktı. Kumaş cinslerinden anlamıyorum. Ama ben küçükken babaannem bana renk renk basmalardan, çok güzel elbiseler dikerdi. Ben de basma alayım dedim. Ama istediğim renklerde basma yoktu. Daha çok koyu renkler vardı. Aynı şekilde pazen de almak istedim. Ama o gördüğümüz canlı renkler yoktu. Fiyatlar da acemilik çalışmalarında heba olabilecek kumaşlar için uygun değildi açıkçası. Bir dahaki sefere Çıkrıkçılar Yokuşuna mı gitsem acaba? 



Yukarıdaki kumaşları Şık Düğme'den aldım. Aslında o malzemelerin çoğunu Şık Düğmeden aldım. İyi ki varsın Şık Düğme... Biraz naylon karışık sanırım. Ama fiyatı çok uygundu. Üstelik istediğim gibi cıvıl cıvıl. Zaten giysi için almadım. O yüzden işimi görür. Öncelikle internette gördüğüm süslü süslü iğneliklerden dikmek istiyorum. Artanına da bakacağım artık. Uzun süredir evde sadece sıvı sabun kullanıyoruz. Bu nedenle kumaş çiziminde kullanabileceğim sabunum yoktu. Bu minik sabunları aldım. Çizim kalemlerine göre çok daha hesaplı. Yanlış hatırlamıyorsam 0.75 kuruştu.

Singer makası rahmetli babaannem hediye etmişti. Nereden baksanız 20 yılı vardır. O çok iyi bir terziydi. Makası da çok kıymetliydi. Kız kardeşimle ben her şeyi kesmek için onun makasını alınca, çareyi bize birer makas almakta bulmuştu. Ahhh ahhh insanlar gidiyor, hatıraları kalıyor işte. Kurdeleleri ve keçe yoncayı da iğneliklerde kullanacağım. Düğmeye benzer şirin şeyler için de başka düşüncem var. Sürpriz, söylemem :) Mor saplı makas, sürfile makası. Geçen yıl kızıma üstü yün, altı pazen bir elbise yapmıştım. Sürfile yaparken, böyle bir makas almalıyım diye yazdım aklıma. Elbisenin fotoğrafı aşağıda. O zaman da istediğim pazenlerden bulamamıştım.


En sona silikon tabancasını bıraktım. Onu da Şık Düğme'den aldım. Ben silikon tabancasının pahalı bir şey olduğunu düşünüyordum. Bu nedenle hep uzak duruyordum. Bu sefer fiyatını bir sorayım dedim. Bu küçük boyu 9,5 liraymış. Bir büyük boyu da 14 lira. Bana küçüğü yeter dedim, bunu aldım. Silikonların tanesi de 50 kuruşmuş. Neyse ben yine kendimi kaptırdım. Ama blok yazılarımı okuyanlar da benim gibidir nasıl olsa. Biz birbirimizi anlarız. Görüşmek üzere...

Görüşleriniz Benim İçin Değerlidir!

Zaman ayırıp, yorum yaptığınız için teşekkür ederim. Yorumlarınız onaylandıktan sonra görüntülenecektir. Reklam ve hakaret içeren yorumları yayınlamıyorum. Düşüncelerinizi bekliyorum...