17 Temmuz 2015 Cuma

Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun


Merhabalar! Hepinize güzelliklerle dolu bir Bayram diliyorum...


Bizler çocukken Bayramlar daha güzeldi. O zaman da annem, babam böyle söylerdi. Babam sabah erkenden Bayram Namazı'na giderdi. Gelirken bize balon almayı ihmal etmezdi. Gözümü açıp da, yatağın başucunda balonu görünce nasıl sevinirdim! Hemen kalkıp bayramlıklarımızı giyerdik. Çoğunlukla babaannemin diktiği güzel elbiselerdi bunlar. Hepimiz yaşımıza göre sıraya girip, büyüklerimizin elini öper ve bayramlaşırdık. Bu sırada şeker tutulurdu. Oruçlu ağızlar şekerle tatlandırılırdı. Sonra kahvaltı yapılırdı. Biz, dedem ve babaannemle birlikte yaşardık. Genellikle amcamlar sabah kahvaltısına gelirlerdi. Öğlen yemeğinde amcamlara, dayımla teyzem de katılırdı. Ne yazık ki diğer dedem, yani annemin babası yatalaktı. Bu nedenle anneannem evden çıkamazdı. Bu durum ben 5-6 yaşlarındaykendi. Sonra dedem vefat etti. Anneannem de öğlenleri gelmeye başladı. Kocaman, kalabalık, neşeli bir sofra olurdu. Akşam da anneannemlere giderdik. Anneannem bayram harçlıklarımızı mendilin arasına koyup verirdi. Halâ saklarım o mendilleri. Belki güleceksiniz ama, bu satırları yazarken gözlerim doldu. Şimdi ne o kalabalık aile var, ne de o büyük sofralar...

Yine de eşimle ben o geleneği sürdürmeye çalışıyoruz. O, sabah erkenden mutlaka namaza gider. Ben de o sırada kahvaltıyı hazırlarım. Kayınvalidem çoğunlukla bizimle yaşadığı için büyük eviyiz. Ama herkeste bir telaşe, arada mesafeler. Eski tadı yok işte... 

Bazen kızımın elinden tutup, bizim çocukluğumuzdaki bayramları gösterebilsem diyorum. Bu güzel gelenekler yok olmasın. O sıcak insan ilişkileri kaybolmasın. Tekrar Bayramınız kutlu olsun...

16 Temmuz 2015 Perşembe

Mimlendim...


Merhabalar! Bazı blogları okurken mimlendim yazdıklarını görüyordum. Blog dünyasında yeni olduğum için tam olarak ne olduğunu bilmiyordum. Dün blog arkadaşlarımdan Gelincik Zamanı beni mimlemiş. Biraz geç kaldığım için üzgünüm....

1-  Bilgisayar/telefondaki ekran görüntüsü ne?
     Tabii ki kızım :)

2-  Bir kafeye girdiğinde genellikle ne sipariş verirsin?
     Cappucino. Ama artık midem kahve içmeme izin vermiyor.

3-  Google da aradığın en son şey?
      Kumaştan lastikli toka nasıl dikilir?

4-  Mesajlaştığın veya konuştuğun en son insan kim?
      Annem.

5-  Tiyatroya en son ne zaman gittin?
      Utanarak söylüyorum yıllar oldu.

6-  Sinemaya en son ne zaman gittin?
     Birkaç ay oldu. 

7-  Hangi diziyi herkes izlemeli?
     Bence bu çok iddialı bir soru. Ama günün sonunda beni eğlendiren,         antidepresan tadında dizileri severim. Bu yazın favorileri arasında Kiralık Aşk, Çilek Kokusu gibi gülümseyerek izlediğim diziler var.

8-  En son ne tür bir müzik dinledin?
     Türk Pop Müziği. Candan Erçetin.

9-  Seni en çok ne çıldırtır?
     Hmmm zor bir soru. Hangisini yazsam ki...Oraya buraya atılan yüz havlusu. Çünkü ben fark edip yerine asmazsam eşim benim havlumu kullanır. 

10- Ne zaman uyanırsın?
       8.00 ...

11- İnternetteki ilk adın neydi?
      Betül.

12- Favori emojin nedir?
       Gülen yüz :)

13- Kedi mi, köpek mi?
      İkisini de severim. Ama çocukken hep kedi besledim. Şu sıralar ise komşumun köpeğini sevmekle meşgulüm.

14- Kuzey mi güney mi?
      Eğer gerçekten yönleri kastediyorsanız güney. Deniiiz, güneş, kum...

15- İstanbul ile ilgili en sevmediğin şey?
      Ankara'da yaşıyorum. Ama sanırım kalabalığından  ve kargaşasından hoşlanmazdım.

16- İstanbul'da en çok sevdiğin 3 semt?
       Gitmeyeli çok oldu. Aklımda en çok adalar kaldı.

17- Kafanda genel olarak ne olur?
      Akşama ne yemek yapsam, kızımla ne yapsam da tatilde eğlense gibi...

18- Komedi mi dram mı?
      Kesinlikle komedi. Hayatın kendisi dram zaten...

19- Çay mı, kahve mi?
       Elbette çay.

20- Bu soruları cevaplamadan önce ne yapıyordun?
       Televizyon karşısında örgü örüyordum.

21- Son olarak bir sırrını paylaş?
      Paylaşırsam sır olmaz ki :)) 

İşte ilk mim deneyimim böyle. Hepinize iyi geceler diliyorum...

14 Temmuz 2015 Salı

Ortaya Karışık...


Merhabalar! Sizler neler yapıyorsunuz bilmiyorum ama, biz kızımla yaz tatilini dolu dolu geçirmeye çalışıyoruz. Önceki yıllarda her günümüz parkta geçerdi. Ama artık yavaş yavaş yaşı geçiyor sanırım. Parktan eskisi kadar zevk almıyor. Laf aramızda, salıncaklara da sığmakta zorlanıyor zaten :)) Biz de ev dışındaki zamanlarımızın bir kısmını, gezerek ve alışveriş yaparak geçiriyoruz.

Geçen hafta evimizin çok yakınına bir sosyete pazarı açıldı. Kalabalık olur diye hemen gitmedim. Bu hafta gidip, öyle yazayım dedim.  Çok büyük bir yer olmasa da güzel ve hesaplı. Özellikle de gençlere göre çok çeşit var. Ankara'da oturup da merak edenler olursa, Altınpark Sosyete Pazarı'nın adresi: Altınpark Mahallesi Erda Sokak No:19 Aydınlıkevler Ankara. İnönü Lisesi'nin tam karşısında. Pazartesi ve cuma günleri açık oluyor. 413 numaralı otobüs tam önünde duruyor. Aşağıda dışarıdan çektiğim fotoğrafı var.


Bu arada kızıma ördüğüm hasır şapkayı da bitirdim. Şimdi bir tane de yeğenime başladım. Ama kağıt ipi örmesi biraz zor. Bileğimde de sorun olduğu için yavaş ilerliyorum. Yanındaki kitaba da bu akşam başlayacağım. Yani okunacak sıradaki kitap, Buket Uzuner'in Su kitabı. Meraklılarına duyurayım, serinin diğer kitabı Toprak da raflardaki yerini almış.


Şapkayı nasıl süslesem diye düşünürken, Kızılay'da bu papatyalı taçları gördüm. Hemen alıp denedim. Ben beğendim, sizce nasıl olmuş? Şapkanın yapımını burada anlatmıştım.


Bugün yine Kızılay'daydık. Kızım taytını çok beğenince cesarete gelip, bu penyeleri aldım. Kumaşların desenlerinde kızım ısrarcı oldu. Şu büyük çiçekli olan, tayt için pek uygun değil bence. Bakalım yeni taytları nasıl olacak?


Ayrıca sevgili Gelincik Zamanı beni mimlemiş. Onu da yarın yazayım diyorum. Aslında yazmak istediğim iki de kitap izlenimim var. Ama okullar kapandığından beri bilgisayarın başına oturmak zor oluyor. Sırayla yazacağım artık. Yeniden görüşmek üzere...

10 Temmuz 2015 Cuma

Pijama Kızıma Tayt Oldu



Merhabalar! Bir süredir dikiş işlerine ara vermiştim. Malum, yeni öğreniyorum. Bu yüzden, bir şeyler dikmeye çalışmak benim için eziyet olabiliyor. Böyle olunca da şevkim kırılıyor ve cesaret toplamam zaman alıyor. Kızım da benden sürekli yeni şeyler istiyor.

Geçenlerde, kızımla gezerken bir pijama altı gördük. Üzerindeki kelebeklerden dolayı çok beğendi. Ama pijama yetişkinler içindi. Küçültebilir miyim diye düşünürken; anne bundan bana tayt yapsana dedi. Eh, deneyeyim bakayım dedim. Büyük gün bu gündü:))

İşte pijamamız...


Sonra pijamayı, aşağıdaki gibi düzgünce katladım. Üzerine de kızımın rahatça giyebildiği bir taytı yerleştirdim. Kaymaması için güzelce iğneledim. İkisinin ağını üst üste denk getirdim ki, daha az uğraşayım. Dikiş payı bırakarak, üstteki tayta göre güzelce kestim.  


Açıkçası beli de bozmadım. Ama daraltmak için yanları kestim tabii. Bu durumda yanları ve ağdan sonra bacak içlerini dikmem gerekti. Bir de paçaları bastıracaktım. Benim gibi, kendi kendisine dikiş öğrenmeye çalışan birisi için iyi yoldayım diye düşündüm. Sonra kumaşı dikkatlice ters çevirdim. Penyem çok ince olmadığı için şanslıydım. Çünkü internette yaptığım araştırmalarda penye dikmenin zor olduğu yazıyordu. Benim makinem çok basit bir makine. Daha önce yazmıştım, Singer Promise 1408 kullanıyorum. Penye için özel bir ayarım yok yani... Dikiş konusunda usta blog yazarı arkadaşlarımdan öğrendiğim gibi, esnek dikiş yapmam gerekiyordu. Kestiğim parçaların üzerinde deneyerek, bu dikişin ve 5 numaralı tansiyon ayarının olabileceğini düşündüm. Evet büzülmedi ve esnek oldu. Ustalarım ne der bilmiyorum. Doğru mu yapmışım?


Sonra sürfile ayağını taktım ve kenarlara sürfile yaptım. Yukarıdaki fotoğrafta tam olarak gözükmediği için bir de böyle çektim.


Sürfile ayağı bu... Aslında düz dikiş ayağıyla da sürfile yapılıyor tabii. Ama ben acemi olduğum için, bu ayağı kullanmak daha pratik geldi.


En çok nerede zorlandım biliyor musunuz? Paçaları çift iğneyle kıvırmak istedim. Bir paçanın yarısını yapmayı da becerdim. Eserime bakıp, yuppiii dediğim sırada iplerden birisi koptu. Tekrar denedim, yine koptu. Sonra yine koptu. Alt tarafı paça bastıracağım, bu ip niye kopar ki...En sonunda pes ettim. Paçaları zikzak dikişle bastırmaya karar verdim. Çift iğneyle başka bir gün boğuşacağım artık.

Eh bu kadar yazdın, çizdin ne yapmışsın bir görelim dediğinizi duyar gibiyim. İşte kızımın taytı...


Ustalarım, elbette kusurlarım var. Ama öğreniyorum ben daha. Önerilerinizi bekliyorum. Hepinize güzel bir hafta sonu diliyorum...

6 Temmuz 2015 Pazartesi

Altınpark'ta Şenlik Var


Merhabalar! Sonunda Ankara'ya yaz geldi :) Sıcak yaz akşamlarında Altınpark, özellikle yakında oturan bizler için güzel bir seçenek oluyor. Biz Ankaralılar denize hasret olduğumuz için, suyun kenarında serin serin dolaşmak, çay bahçelerinin keyfini çıkartmak ya da fıskiyelere  karşı dondurma yemek serinletici oluyor. 

İşte size Altınpark akşamlarından birkaç fotoğraf...



Böyle boş göründüğüne aldanmayın. Hemen iftar sonrası çektiğim için böyle. Yarım saat sonra iğne atsanız yere düşmüyor...






Bunlar yaz akşamlarının rutin görüntüleri. Özellikle gündüz sıcakta yürüyüşlerini yapamayanlar da akşamları geliyorlar. Ancak bugünlerde Altınpark'ta başka bir hareketlilik var. Artık gelenekselleşen Mahallede Şenlik Var Organizasyonu Altınpark'a geldi. 4 - 17 Temmuz arası burada olacaklarmış. Bu durum en çok çocukları sevindiriyor. Çünkü çeşitli lunapark oyuncaklarından bedava yararlanma şansınız oluyor. En büyük sıkıntınız ise oyuncaklara binebilmek için sırada beklemek...








Ayrıca geleneksel kıyafetler giymiş satıcılardan renkli macunlar, mısır, dondurma alabiliyorsunuz...






Tren zaten her zaman var. Altınpark'ın içinde keyifli bir gezinti yapabiliyorsunuz.



Yine kurulan sahnede ardı ardına Halk Müziği Konseri, çocuklar için çeşitli etkinlikler ve akrobasi gösterileri var. Oyuncaklar gibi, bu gösteriler için de ücret ödemiyorsunuz. 


  
Evet dün akşam şöyle bir dolaştık. Ankara'da olup da uğramak isteyenler olabilir diye düşündüm. Hepinize mutlu bir hafta diliyorum...



Görüşleriniz Benim İçin Değerlidir!

Zaman ayırıp, yorum yaptığınız için teşekkür ederim. Yorumlarınız onaylandıktan sonra görüntülenecektir. Reklam ve hakaret içeren yorumları yayınlamıyorum. Düşüncelerinizi bekliyorum...