Merhabalar! Bugün Ankara'da gri, kasvetli, yağmurlu bir hava var. Öğleden sonra kar bekleniyormuş. Arkasından da dondurucu soğuklar gelecekmiş. Geçen yıl kar ve soğuk görmemiştik, ama bu yıl pek öyle olmayacak gibi. Ne yapalım biz de elimizde kitabımız, örgümüz, sıcak içeceğimiz ya da bozamız ile battaniye altında otururuz...
Boza... Hani şu faydaları saymakla bitmeyen geleneksel içeceğimiz... Boza deyince aklıma hep çocukluğum gelir. Kış akşamlarında sobanın yanında ailece oturmuş, televizyon izlerken dışarıdan belli belirsiz bir ses gelirdi. Kulak kabartınca, sokaktan BOOOZZZAAAA diye bağıran bozacının geçtiğini anlardık. Başka şehirlerde bu alışkanlık var mıydı bilmiyorum ama, biz Ankaralılar için bu ses kışın vazgeçilmezleri arasındaydı. Gerçi sokaktan geçen bozacıdan boza aldığımızı hiç hatırlamıyorum. Ankara'da boza deyince akla ilk olarak Akman gelirdi. Akman'dan boza alınır, bir bardak da maya olarak ayrılırdı. Evet, bozamızı çoğunlukla annem yapardı. Biz de üzerine tarçın serpip, leblebi koyarak afiyetle içerdik...
Son yıllarda midemde sorunlarım olduğu için boza gibi ekşi, mayalı içecekleri tüketemiyordum. Ameliyattan sonra pek çok sorun ortadan kalkınca daha bir özgür oldum.
Geçen hafta teyzeme gittiğimizde, kapıdan giren annemin bir poşete sıkı sıkı sarıldığını görünce meraklandım. Mutfağa gidip de, ev yapımı bozayı görünce ağzım kulaklarıma vardı. Tabii ki tencerenin dibinde kalan son bardak bozaya maya olarak el koydum :)) İşte benim çocukluğumdan beri annemin yaptığı bozanın tarifi...
Bir gece önce 1,5 su bardağı bulguru yıkadıktan sonra, sıcağa yakın suda ıslatın. Su, bulgurun üzerine dört parmak kadar çıksa yetiyor. Ertesi gün, bulgurun üzerine sıcak su ekleyerek, iyice haşlayın.
Daha sonra bulgurlar tamamen ezilene kadar blenderden geçirin.
Bulgurlar iyice ezilince iki kez tel süzgeçten geçirin. Evet, yanlış okumadınız iki kez... Çünkü eşim bana gülüp, ikinciye ne gerek var demişti. Ama yanımda durunca, ikinciye de gerek olduğunu gördü :))
Sonra bulgurlu karışımı daha büyük bir tencereye boşaltın. Eğer çok koyuysa sulandırabilirsiniz. İçine iki yemek kaşığı şeker ve maya olarak ayırdığınız bir çay bardağı bozayı ekleyin. Ben teyzemden getirirken kırılmasın diye plastik bardağa koymuştum.
İyice karıştırdıktan sonra tencerenin kapağını kapatın ve güzelce sarıp, sarmalayın. Mutfağınızda en az 24 saat bekletin. Eğer mutfak sıcaksa, bu zaman yeterli olabilir. Ama serinse, 48 saat kadar bekletmeniz daha iyi olur. Bu aşama biraz sizin ağız tadınızla ilgili. Örneğin bizimkiler çok ekşi sevmedikleri için ben 24 saat beklettim.
En iyisi 24 saatin sonunda açıp, tadına bakmak. Yalnız, henüz şeker koyulmadığı için biraz ekşi gelebiliyor. Karar verirken bunu göz önünde bulundurun. Bozaya 1,5 su bardağı toz şeker ekleyin. Muhtemelen bozanız koyulaştığı için, zevkinize göre biraz sulandırabilirsiniz. İyice karıştırdıktan sonra bozanız hazır...
Burada şeker konusunda da uyarmak istiyorum. Malum, herkesin ağız tadı farklıdır. Şekeri yavaş yavaş, tadına bakarak eklemenizi öneririm. Böylece daha az ya da daha fazla ekleyebilirsiniz.
Unutmadan! Maya için bir bardak boza ayırmayı unutmayın sakın :)) Afiyet, şifa olsun...



















