7 Aralık 2016 Çarşamba

Açıklamalı Çiçekli Kırmızı Bere


Merhabalar! Biz Ankara'da donuyoruz. Ya siz ne durumdasınız? Madem hava çok soğuk, öyleyse sıcacık bir bere örelim dedim. Yine evdeki yünleri karıştırıp, geçen yıl aldığım bu güzel yünü buldum. Oldukça kalın olduğu için, tam da bu havalara uygun oldu.



Bu bereyi kızım için ördüm. Onun kocaman bir atkuyruğu var. Bu yüzden ördüğüm berelerin ölçüsünü biraz büyük tutuyorum. Aslında bere 12 yaş için. Ama bana da gayet rahat oluyor. Bu yüzden siz, vereceğim ölçüleri biraz daha küçültebilirsiniz.



Gelelim tarife... İpim Alize Maxi Flower, şişim 6 numara. 46 ilmek başlayarak; 2 ters, 2 düz  olarak 10 sıra ördüm. Sonra düz örgüye geçtim. Düz ördüğüm ilk sırada 2 ilmek örüp; 3. ilmekte artırma yaptım. Bu şekilde sıra sonuna kadar devam ettim. Siz bu kadar bollaşmasını istemezseniz 5 ilmekte bir artırın. Artırırken delik oluşmaması için, aradan aldığınız ilmeği döndürerek örmeyi unutmayın. Bir daha hiç artırma yapmadan, lastik bitiminden itibaren 25 cm. olana kadar ördüm. Ama dediğim gibi, berenin ne kadar sarkacağı sizin zevkinize kalmış. 2 - 3 cm. daha az örerseniz bu kadar çok sarkmaz. Son 2 sırada eksiltme yaptım. 1 ilmek ördüm, 2 ilmeği birlikte aldım,1 ilmeği ördüm,2 ilmeği birlikte aldım. Bu şekilde sıra sonuna kadar gittim. Son sırada ise, kenar ilmekleri hariç, 2 ilmeği birlikte ördüm, sonra yandaki 2 ilmeği birlikte ördüm. Bu şekilde sırayı bitirdim. Sonra, kalan ilmeklerin içinden ip geçirerek büzdüm ve berenin arkasını gizli dikişle diktim. Aslında misinalı şişle örülse daha güzel olur. Ama ben misinalı şişe pek alışamadım. Gerçi, bereye takım boyunluk başladım. Onu misinalı şişle örüyorum.



Bu yıl bu ponponlar çok moda. Ben de böyle kocaman bir tane alıp, büzdüğüm yere diktim. İşte beremiz hazır...


Bu arada, iple ilgili küçük bir püf noktası vermek istiyorum. Örerken, çiçekler genellikle arka yüzde kaldı. Ben de daha önce Derya Baykal'dan gördüğüm gibi, çiçeklerin büyük bir çoğunluğunu tığla ön tarafa çektim. Berenize ne kadar çiçek açtıracağınız size kalmış :) Denemek isteyenlere kolay gelsin...


5 Aralık 2016 Pazartesi

Yeni Yılda Kalpleri Aydınlatır mısınız?


Bulut Gölgesi Bloğu'nun sahibesi Tülin Hanım yine güzel bir etkinlik başlatmış. Ben biraz geç fark ettim. Görür görmez de paylaşmak istedim. Bir şeyleri eksik aktarmaktan çekindiğim için, Tülin Hanım'ın yazısını buraya kopyala-yapıştır yapıyorum. Detaylı bilgi için Bulut Gölgesi Bloğunu ziyaret edin lütfen. Haydi, yeni yıla insanların yüzlerini güldürerek girelim. Katılamasak bile paylaşalım. Belki damlaya damlaya göl olur...

Yeni Yılda Benimle Birlikte Kalpleri Aydınlatır mısınız?


Günlerdir yazmaya çalışıyordum dostlar.
Tam taslaklarda duran satırları silecektim ki, vazgeçtim. Ben kendimi biliyorum.
Sizinle konuşuyormuşum gibi yazmazsam, yazamıyorum.

******

16.Kasım      Kış geldi, yeni yıl da kapının ardında. E, çocuklar var, bizim çocuklarımız. Serçev çocukları hediye beklerler şimdi. Bir güzel etkinlik hazırlamalı. İçimdeki bu sevimli telaşı anlatmalı, haydi yine birlikte yapalım bu işi, neler neler yapmadık ki! demeli. Yaşlılarımız da var. Çok zaman oldu gidip hayır dualarını almayalı. Çok işim var, çok!............                                                    


18.Kasım     Nasıl başlasam bilemedim bu defa. İçimden bir ses "bunca zaman söyledin ne varsa" diyor. Diyor da ben ne yazıp, ne anlatacağım da yeni bir seneye adım adım yaklaştığımız bugünlerde Serebral Palsili çocuklarımızın, Huzurevi'ndeki yaşlılarımızın  kalplerini mutlulukla ısıtacağız?
Hadi bakalım!.............

20.Kasım     Yoldayım, bir şeyler   okuyorum. Sıkıcı, abartılı, arada paragrafları atlıyorum falan.
Derken bir cümle  ok gibi saplanıyor kalbime.

       "Kimse kendisine ışık tutamaz, güneş bile!"   yazıyor.

Evet ya! Yürürüm ben buradan. Çünkü ancak çevremizi aydınlattığımız zaman ışık içinde olabiliriz.

Hani hep daha çok aydınlık istiyoruz, hani gün be gün kararan umutlarımız için ışık arıyoruz ya.
Kendi ışığımızla başka kalpleri aydınlatmaya ne dersiniz?
Yaşadık daha önce biliyoruz. Kaynağından çıkan o ışık her seferinde dev bir prizmada kırılıp kat kat artarak, rengarenk bize geri dönüyor. Öyle değil mi?

Uzun lafın kısası, her yıl bizim için neredeyse gelenekselleşen SERÇEV Yeni Yıl Balosu'nda dağıtılmak üzere çocuklarımız için hediyeler hazırlayacağız. Sadece hasta çocuklarımıza değil elbette, kardeşlerine de. Belki "elimde çocuklar için bir şey yok ama yaşlılar için var" diyen olur.
Olur, onları da Huzurevinde dağıtırız.

Bir yılbaşını Etimesgut Huzurevinde geçirmiş, ne iyi etmiştik :)



Şimdi;
Siz de ışığınızla kalpleri aydınlatmak isterseniz bana yazın lütfen.

Hediyelerinizi kargoya vereceğiniz son tarih 20 Aralık 2016 olsun.

Bu satırları okuyunca gülümseyen hepinizde adresim var zaten.Olmayanlar bana e-posta yazabilirler.

tlnbozkoyunlu66@gmail.com.tr

Bakalım bu defa kimlerle el ele yürüyeceğiz.
Ben şimdiden çok heyecanlıyım :)

(lakin, içimden bir ses, her şey çok güzel olacak diyor)

Serçev ile güzel günleri hatırlamak için tıklayın lütfen

22 Kasım

Son bir şey;
Çocuklarımız için yeni yıl kartpostalları hazırla mısınız?
Hazır kart da olur. Yeter ki içine, arkasına sizin elinizden bir kutlama yazılmış olsun.

Kelebek Adası - Sarah Jio



Merhabalar! Sarah Jio'nun yeni kitabının çıktığını öğrenince hemen sipariş verdim. O sırada Tüyap Kitap Fuarı olduğu için, kitabım elime biraz geç ulaştı. Ben de, okumakta olduğum kitap biter bitmez Kelebek Adası'na başladım. Aslında cuma gecesi bitti, ama ancak yazabildim.



Kitabı, Sarah Jio hayranlarının seveceğini düşünüyorum. Hikaye yine farklı zamanlarda geçiyor. Ancak, bu kez farklı insanların farklı zamanlardaki hikayesi değil de; aynı insanın farklı zamanlarda yaşadıkları anlatılıyor. Tabii bu arada, pek çok insanın hayatından kesitler de işin içine giriyor. Açıkçası kitabın içeriğinden söz ederken, oldukça dikkatli olmaya çalışacağım. Çünkü vereceğim en ufak bir detay, her şeyi mahvedebilir. 

Bu arada Sarah Jio, kitabın başında biz Türk Okurlara bir mektup yazmış. Kitabın içinde de İstanbul'dan ve kebaplarımızdan söz etmiş. İki yıldır da yeni kitaplarının çıkışını ülkemizde yapıyor. Bizleri unutmadığı için kendisine teşekkür ediyorum.

Kitap, baş kahramanımız Charlotte'ın 2037'deki yaşantısıyla başlıyor. Daha sonra 30 yıl geriye gidiyoruz. Charlotte'ın en yakın arkadaşı Gabby'i, nişanlısı Erik'i tanıyoruz. Erikle evlenmelerini ve balayına çıkmalarını okuyoruz. Charlotte'ın hayal ettiği gibi, büyük bir gemiyle Bermuda tarafında deniz turuna gidiyorlar. Ancak Erik'i deniz tuttuğu için tatilleri pek de umdukları gibi geçmiyor. Ayrıca Erik, sürekli telefon görüşmesi yapıyor ve iş için olduğunu söylüyor. Bermuda'da karaya çıktıklarında, bir korsan teknesi turuna katılmaya karar veriyorlar. Ancak son anda bir sorun çıkıyor ve Charlotte tura yalnız gidiyor. İşte her şey buradan sonra karışıyor. Bermuda şeytan üçgeni yine yapacağını yapıyor...




ARKA KAPAK  

Mavi Kelebeklerin hikâyesini bilir misiniz?
Mavi Kelebekleri her yerde göremezsiniz. Oldukça
nadir görülürler. Sabah uyandığınızda, "Bugün mavi 
kelebekleri görmeye gidiyorum," diyemezsiniz.
Siz onları değil, onlar sizi bulur.

Efsaneye göre bu kelebekler, değişimin habercisidir.
Olur da gündoğumunda yolunuzu bir mavi kelebek
keserse, bilin ki artık hayatınız eskisi gibi olmayacaktır.
Belki bambaşka biri girer hayatınıza. Belki bambaşka
bir yerde uyanırsınız. Ya da ilk kez adımınızı attığınız 
bir yerde kendinizi hiç olmadığınız kadar huzurlu ve
evinizde hissedersiniz. Kaybolurken bulunursunuz.
Geldiğinizi sanarken gittiğinizi görürsünüz. Hayata
başka bakarsınız mavi bir kelebek kanat çırptığında
çünkü size başka bakıyordur artık hayat. 


Yukarıda da yazdığım gibi, kitapta pek çok hayat iç içe geçmiş durumda. Sayfaları çevirdikçe, daha önce anlatılmış olaylar anlam kazanmaya, ya da çözülmemiş olaylar çözülmeye başlıyor. Aslında, normalde olması imkansız şeyler kitapta gerçek oluyor. Bu yönüyle biraz da fantastik roman havası var. Ben yine çok beğenerek okudum. Kitaplarımı genellikle geceleri okuduğumu yazmıştım. Bazen uyanır uyanmaz, okuduğum kitaplar aklıma geliyor. Kendimi kahramanlar ve kitabın devamında neler olacağı konusunda düşünürken buluyorum. İşte, Kelebek Adası da bu kitaplardandı. Bu tarz romanları okumayı seviyorsanız, mutlaka öneririm.

Ayrıca kitabı okurken, Tom Hanks'in daha önce izlediğim Yeni Hayat (Cast Away) filmi aklıma geldi. Eğer izlemediyseniz mutlaka izlemenizi öneririm...

2 Aralık 2016 Cuma

Sebzeli Mantar Çorbası


Merhabalar! Madem aralık geldi, madem hava buz gibi; öyleyse sofralarımızdan sıcacık çorbaları eksik etmeyelim değil mi? 

Klasik mantar çorbasını hepimiz biliriz. Ben de bayılırım doğrusu. Ama daha önce sebzelisini hiç içmemiştim. Geçenlerde kızım televizyonda görmüş. Anne, bana da yapar mısın dedi. Ben programı izlemediğim için, kendime göre bir tarif oluşturdum. 


250 gr. mantarı ince ince, bir büyük kapya biberi ve bir büyük havucu da küp küp doğradım. Tepeleme 4 yemek kaşığı unu, bir tatlı kaşığı tereyağda hafifçe kavurdum. Üzerine 6 bardak su eklerken bir taraftan da topaklanmaması için telle çırptım. Bu aşamada topak oluşursa, blender kullanabilirsiniz. Daha sonra doğradığım sebzeleri ve yarım su bardağı bezelyeyi tencereye koydum. Kaynadıktan sonra, ocağı kısarak sebzelerin pişmesini bekledim. Altını kapatmak üzereyken 1 su bardağı sütü yavaş yavaş, karıştırarak ekledim. Kaynamak üzereyken ocağı kapattım.

Evdekiler oldukça beğendiler. Ben un koyduğum için, patates koymak istemedim. Siz, tarifi dilediğiniz malzemelerle zenginleştirebilirsiniz. Kış akşamları için değişik bir çorba oldu. Denemek isteyenlere kolay gelsin...

29 Kasım 2016 Salı

Bloğum 2 Yaşında





Zaman zaman yağmurlu, güzel bir sonbahar gününden merhabalar... Bugün bloğumu açalı tam 2 yıl bitmiş. Benim için zorlu günlerdi. Paylaşmak, içimi dökmek ve kendimi güzel bir şeylerle oyalamak ihtiyacındaydım. 

Örüyordum, okuyordum. diğer blogları izliyordum... Ben de bir cesarete bloğumu açtım. Gerek diğer blogger arkadaşlarım; gerekse siz sevgili takipçilerim bana kucak açtınız. Ben de burada sizlerle çok güzel dostluklar kurdum. 

Bu yıl fazla yayın yapamadığımı biliyorum. Ama pek çok blogger arkadaşım gibi ben de, ülkemizde yaşanan şeylerden oldukça etkilendim. Burası, benim hayata tutunmak için can simidim olmasına rağmen uzak kaldım. Umarım bundan sonra her şey güzel olur. Bizler de burada birlikte olmaya devam ederiz. Hepinize çok teşekkür ediyorum... 

Görüşleriniz Benim İçin Değerlidir!

Zaman ayırıp, yorum yaptığınız için teşekkür ederim. Yorumlarınız onaylandıktan sonra görüntülenecektir. Reklam ve hakaret içeren yorumları yayınlamıyorum. Düşüncelerinizi bekliyorum...