Debbie Macomber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Debbie Macomber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Şubat 2019 Salı

Bir Buket Aşk - Debbie Macomber



Merhabalar! Aslında çok gecikmiş bir yazıyla karşınızdayım. En azından, haftada bir kez buraya uğramak istiyorum. Fakat zaman nasıl hızla akıp gidiyor, anlamıyorum... 2017 sonunda tüp mide ameliyatı olduktan sonra, hayatıma farklı öncelikler girdi. Sağlıklı bir hayat sürmek ve kilomu korumak için bu öncelikleri devam ettirmem gerekiyor. Bu da, zaman zaman oldukça yorucu olabiliyor. Eskiden kitap okumak, blog ziyaretleri ve yazı yazmak gibi pek çok şeyi gece, herkes yattıktan sonra yapardım. Şimdi erkenden uykum geliyor. Gün içinde de, eşim ve kızım ile ilgilenmem gerekiyor. Dolayısı ile pek zamanım kalmıyor. Bu anlamda instagram biraz daha pratik oluyor tabii. Yine de bulduğum ilk fırsatta buraya koşuyorum :) Umarım sizleri küstürmemişimdir. 

Bu kadar dertleşmek yeter sanırım. Artık kitaptan söz etsem iyi olacak... Bir Buket Aşk, Küçük Mucizeler Dükkanı serisinin son kitabı. Aslında, kitap ülkemizde yayınlanır yayınlanmaz almıştım. Ama bir türlü okumak istemedim. Sanırım örgü örmeyi çok sevdiğim için bu serinin bende ayrı bir yeri ver. Lydia ve dükkana gelen diğer kahramanlar benim arkadaşım gibi oldular. Kitabı okuyup, bitirirsem onlarla vedalaşmak zorunda kalacakmışım gibi hissettim. Umarım Debbie Macomber bu seriyi devam ettirir ve en kısa zamanda dilimize de çevrilir.


Lauren, uzun süredir birlikte yaşadığı sevgilisi ile evlenip, çocuk sahibi olmayı hayal etmektedir. Ancak Todd aynı fikirde değildir. Lauren'ın içindeki özlem, kendisinden üç yaş küçük kız kardeşinin hamile olduğunu öğrenmesiyle iyice artar. Evet kardeşi için mutlu olmuştur, ama zaman kendisinin aleyhine işlemektedir. Çalıştığı mücevher dükkanının sahibi, kendisinin en yakın arkadaşıdır. Tesadüfe bakın ki, arkadaşının üniversite öğrencisi bekar kızı da hamile kalmıştır. Lauren tam bir çıkmazdadır. Todd ile konuşmaya karar verir. Ya evlenecekler ya da ayrılacaklardır... Lauren Bir Yumak Mutluluk'un önünden geçerken Lydia ile karşılaşır. Vitrinde gördüğü bebek battaniyesini kardeşinin bebeği için örmeye karar verir. Yün almaya gittiği gün orada Bethanne ile karşılaşır. Bethanne'yi daha önce okuduğumuz iki kitaptan tanıyoruz. Ama serinin önceki kitaplarını okumadıysanız sorun etmenize gerek yok. Konuyu çabucak kavrarsınız. Bethanne parti işini iyice büyütmüştür. Şu anda Max ile evli olmasına rağmen, eski kocası Grant onları sürekli rahatsız etmektedir. Max'in işinin başka bir şehirde olması ve Bethanne'nin kızının, sürekli babasının oyunlarına alet olması da işleri oldukça zorlaştırmaktadır. Bu arada Bethanne'nin gelini de hamiledir. Lauren, artık Todd'dan kesinlikle ayrılmaya karar vermiştir. Tam bu sırada Max'in en yakın arkadaşı ile tanışır. Lydia ise dükkanı ayakta tutmakta zorlanmaktadır. Ama etrafta Bir Yumak Mutluluktan alınmış yün sepetleri dolaşmaya başlar. Bu sepetler topluma açık alanlarda bulunur. İçinde ör beni yazan bir not vardır. Herkes biraz örüp, bırakacak; ortaya bir atkı çıkacak ve atkıyı bitiren kişi Lydia'ya teslim edecektir. Bu atkılar ihtiyacı olan insanlara verilecektir. Bu sosyal sorumluluk projesi için herkes Lydia'yı tebrik eder. Ama bu fikir Lydia'nın değildir. Bakalım, bu üç kadın hayatını yoluna sokabilecek mi? Gizemli sepetleri kimin bıraktığı anlaşılabilecek mi? Okuyun ve öğrenin :))


ARKA KAPAK

Kusursuz bir düğün yapmak
sonsuza kadar mutlu olmayı garantiler mi?

Kasabanın örgü dükkanında buluşan birbirinden farklı üç kadın,
sorunlarını çözerken arkadaşlıklarından güç alırlar.
Lydia evliliğinde mutluluğu bulmuştur ama evlatlık kızı ve işinin
geleceği için endişe etmektedir.
Bethanne hala kocasına deliler gibi aşıktır ama uzun mesafe ilişkiyi
yürütmek gittikçe zorlaşmıştır ve eski kocası da onu
geri kazanmada kararlıdır.
Lauren her zaman evlenmeyi ve bir aile kurmayı hayal eder
ama uzun süredir beraber olduğu erkek arkadaşı evlenmeye
yanaşmamaktadır. Hayatına bir anda giren bir yabancı hep hayal
ettiği mutlu sona onu taşıyabilecek midir?
Üç kadının hayatı beklenmedik şekillerde kesişirken, umulmadık
olayların ve sevginin hala önlerinde uzanmakta olduğunu fark ederler.


Her zamanki gibi, Bir Yumak Mutlulukta olmaktan büyük keyif aldım. Tipik bir Debbie Macomber kitabı idi. Sade, güzel ve her ne olursa olsun pozitif... Elinize çayınızı, kahvenizi alın, bir köşeye çekilin ve Blossom Caddesi'nde gezintiye çıkın. Böyle kitapları seviyorsanız, pişman olmazsınız. Keyifli okumalar...



1 Şubat 2019 Cuma

On İki Gün - Debbie Macomber

Merhabalar! Yine uzun bir sessizlik dönemine girdim. Aslında bu yazıyı dün yazacaktım, ama fırsat bulamadım. 



Yılın son günlerinde herkes gibi ben de bazı kararlar almıştım. Maalesef, şu ana kadar hiçbirine uyamadım :) Bunların başında her gün bloğa uğramak geliyordu, ama olmadı tabii... Gördüğüm kadarıyla 2 takipçim gitmiş. Ama yeni gelenler de olmuş. Yani, büyük bir ihtimalle giden daha fazla kişi var. Tek tek kim gitmiş diye bakma fırsatım olmadı. Ama burada da instagramdaki gibi tanıtım amacıyla gelip, takip edilince de takibi bırakma huyu mu başladı bilmiyorum. Ama bu benim en sinir olduğum durum olduğu için, böyle insanları tek tek bulup takipten çıkıyorum. Çünkü birini takibe alıyorsanız, paylaştıkları ilginizi çekiyor demektir. Aksi, bence saygısızlıktır... Her neyse...

Bir aydır sessiz kalınca, bir o dala bir bu dala konuyorum sanırım. Ama zamanımı daha iyi kullanma alışkanlığı edinsem iyi olacak. Çünkü zamansızlık en çok iki konuda üzüyor beni. Biri, blogtan çok uzak kalıyorum. Diğeri de, çok az kitap okuyorum. Ben genellikle gece yatmadan önce kitap okurdum. El ayak çekilince, sessiz sakin okuma saatlerim başlardı. Tüp mide ameliyatından sonra akşamları erkenden uykum geliyor. O yüzden gece kitap okuma fırsatı bulamıyorum. Eşim evde olduğu için, gün içinde de okuma fırsatım pek olmuyor. Çünkü eşime kitap okuma alışkanlığı aşılayamadım maalesef... Her ay en azından bir kitap bitirmeye çalışıyorum. Bu çok az biliyorum, hiç yoktan iyidir diye düşünüyorum. Ama ne yazık ki geçen yıl bu hedefimi tamamlayamadım. Bu yıl açığı kapatmalıyım...


Lafı uzatmadan kitaba geçeyim artık... Julia bir mağazada satış elemanı olarak çalışmaktadır. Oldukça neşeli bir insandır. Üstelik Noel yaklaştığı için daha da coşkuludur. Her sabah asansörde, kapı komşusu Cain ile karşılaşır ve sohbet başlatmaya çalışır. Ancak Cain, sohbet etmeye hiç de hevesli değildir. Üstelik Julia'ya oldukça kaba davranmaktadır. Bir gün Julia telefonda en yakın arkadaşına bu kaba adamı anlatırken arkadaşı, bu adamı iyilikle öldürmesini tavsiye eder. Evet, birini iyilikle öldürmek... Üstelik Julia'nın yeni bir iş başvurusu vardır. Bu işi alabilmesi için ilgi çekici bir blog hazırlayarak, rakiplerinin önüne geçmesi gerekmektedir. Julia, Noel'e 12 gün kala Cain'e sinir bozacak kadar iyi davranmaya başlar ve olan biteni bloğunda da paylaşır. Acaba bu 12 gün Julia ve Cain'e neler getirecektir?



ARKA KAPAK

Satış elemanı olarak çalıştığı mağazada mutsuz olan ve sosyal medya ile 
ilgili bir işin hayalini kurarak blog yazmaya başlayan, neşeli, sevecen
Julia...

Julia'nın kapı komşusu olan, asık yüzlü, huysuz ama çok yakışıklı Cain.

İkilinin yolu her sabah asansörde kesişirken, hangisinin duyguları
galip gelecek?

Julia kendisini sinir bozucu bulduğunu söyleyen bu adamı "iyilik 
planı" ile alt edebilecek mi?

Ve en önemlisi Cain, aralarında gelişen ilişkinin ardındaki sırrı
öğrendiğinde her şey aynı kalacak mı?




Şu incecik kitabı bile 1 ayda zor bitirdim. Ama en azından ocak hedefimi gerçekleştirmiş oldum :) Kitap hafif, eğlenceli ve güzel bir yılbaşı hikayesiydi. Eğer Debbie Macomber seviyorsanız, bu kitabı da seversiniz. Daha sık görüşmek dileğiyle, keyifli okumalar...





7 Haziran 2018 Perşembe

Deniz Feneri Yolu - Debbie Macomber



Merhabalar! Haziran da geldi... Hâlâ birdenbire indiren şiddetli yağmurlarla boğuşsak da, havalar iyice ısındı. Ben de deniiizzz, güneeeeşşş, kuuuummm diye sayıklamaya başladım :))  Deniz kenarında yaşayanlar bu konuda çok şanslılar. Sahile iniverdiler mi, mis gibi deniz havasını içlerine çekiyorlar... Şimdi bunları neden mi yazıyorum? Çünkü son bitirdiğim kitap, Sedir Koyu'nda geçiyor. Karakterler deniz kenarında oturuyor, yürüyor, çaylarını kahvelerini yudumluyor... Tamam tamam, daha fazla deniz özlemimi yazmayacağım :))



Debbie Macomber benim en sevdiğim yazarlardan biridir. Bunun en büyük nedeni de, hayata karşı iyimser bir bakış açısı olmasıdır. Debbie Macomber romanlarını okurken, kitabın sonunda her şeyin yoluna gireceğini bilirsiniz. Bu durum bazı okurların hoşuna gitmeyebilir tabii, ama ben seviyorum. Hayatımın son 15 yılı türlü zorluklar, mücadelelerle geçti. Hem ruhum, hem bedenim yorgun düştü. Artık daha iyimser şeyler okumak, izlemek istiyorum. Bu yüzden de pek çok kitapseverin küçümsediği, bu tarz kitapları tercih ediyorum.

Deniz Feneri Yolu, Sedir Koyu serisinin ilk kitabı. Debbie Macomber severler çoktan okumuştur. Ben de yıllarca kitaplığımda beklettim. Nedense, bu seriye başlayamadım bir türlü... Kitapta, yargıç Olivia ve ailesini,  kütüphaneci Grace ve ailesini, bebeğini kaybettiği için bunalıma giren Cecilia'nın yaşadıklarını okuyorsunuz. Daha önce Gül Limanı Oteli serisini okuduğum için, karakterlerin bazılarıyla tanışmıştım. O yüzden çok zorlanmadım. Olivia'nın annesi, kitaptaki en sevdiğim karakterlerden biri oldu. (Örgüsünü elinden hiç düşürmediği için olabilir mi?) En sevmediğim karakter ise, Olivia'nın müstakbel damadı Warren oldu. Kitabıma genellikle çayım, bazen de örgüm eşlik etti...



ARKA KAPAK

Her kadının bir hikayesi vardır...

Sevgili okur. Henüz beni tanımıyorsun.
Fakat bu durum birazdan değişecek çünkü seni evime,
yaşadığım yere davet ediyor; ailem, arkadaşlarım ve 
komşularımla tanışmanı istiyorum.
Gel hadi, hikayelerimizi öğren, hatta belki sırlarımızı da...

Yolunuzun kesiştiği her insanın az veya çok hayatınıza bir şey
kattığı gerçeğini bilirsiniz. İnsan ilişkileri üzerine özellikle eğilen,
hayatın içinden seçtiği olaylardan yola çıkarak yazdığı
romanlarıyla geniş kitlelerin beğenisini kazanan Debbie
Macomber, bu kez yeni karakterlerin birbirlerine geçmiş
hikayeleriyle karşınıza çıkıyor. Hiç bilmediğiniz ama tanımaktan
büyük keyif alacağınız bu insanların yaşamlarına dahil olurken
kimi zaman sevinecek, kimi zaman üzülecek, şaşırtıcı olaylara 
tanık olurken çoğu zaman heyecanlanacaksınız.




Arka kapakta da anlatıldığı gibi; sıcak, güzel hikayelerle dolu bir kitaptı. Aslında geçen hafta bitti, ama ancak yazma fırsatı bulabildim. Oldukça beğendiğim bir kitap oldu. Hatta seriyi arka arkaya okuyayım dedim, ama belki sıkıcı olur diye vazgeçtim. Hâlâ okumadıysanız ve bu tür kitapları seviyorsanız öneririm. Hepinize keyifli okumalar dilerim...

23 Şubat 2018 Cuma

Bay Mucize - Debbie Macomber


Merhabalar! Yine arayı çok açtım değil mi? Buraları gerçekten çok özlüyorum, ama eşimin emekliliği bana pek yaramadı. Evde olması tabii ki çok güzel. Ancak kendime fazla zaman ayıramıyorum maalesef. Bir de eşim, bilgisayar, telefon gibi şeylerden pek hoşlanmayınca bloğa zaman ayırmam daha zor oluyor. Üstelik bir de bilgisayarım tamire gitti geldi. Neyse, şimdi buradayım işte... Umarım daha sık uğrayabilirim. 

Bay Mucize, tam bir yılbaşı kitabı... Zaten ben de aralıkta başlayıp, ocakta bitirdim. Bu aralar hayatımdaki her şey çok yavaş ilerliyor. Ama günler çok hızlı geçiyor. Hiçbir şeye tam anlamıyla vakit ayıramıyorum.

Debbie Macomber kitaplarını seviyorsanız, bu kitabı da seveceğinizi düşünüyorum. Bence kitabın en büyük sorunu, basım hataları... Gerçekten, dikkat çekecek derecede basım hatası var. Aynı soruna, yine Epsilon Yayınevi'nden çıkan Yıldızlı Gecede de rastlamıştım. O kitap hakkındaki düşüncelerimi de buradan okuyabilirsiniz. Yayınevinden bu konuda biraz daha özenli olmasını rica ediyoruz.



Harry Mills, dünyada ilk kez görev yapacak bir melektir. Bu görevde, klasik edebiyat dersi veren bir öğretmen rolünü üstlenir. Gözetmeni Celeste de kendisine yardım edecektir. Harry'nin dünyadaki şeylere adapte olmaya çalışması zaman zaman eğlenceli ve şaşırtıcı olabiliyor. Harry'nin asıl görevi, sınıfındaki Addie adındaki kıza yol göstermektir. Tabii bu yolculukta Addie ile birlikte Erich, Danny, Elaina ve Andrew'un da hayatlarına dokunur. Bu arada kendisi de umulmadık şeyler yaşar. 

Yukarıda da yazdığım gibi kitap, yılbaşı zamanında geçiyor. Bu yıl kar, kış görmemişken böyle bir kitap okumak gerçekten iyi geldi. 

ARKA KAPAK

Debbie Macomber'dan masal tadında bir roman daha...

Kılavuz melek Harry, yirmi dört yaşındaki Addie'ye yardımcı
olma göreviyle dünyaya gönderildiğinde, buranın ne kadar
karışık bir yer olduğundan ve duygularla mücadele etmenin
zorluğundan habersizdi...

Addie ise yaşadığı hayal kırıklıklarının ardından ailesinin evine
dönmek zorunda kaldığında, çocukluk aşkı Erich ile yeniden
karşılaşacağını bilmiyordu. Geçmişinde onun kalbinde yaralar açan 
Erich'in değişimi karşısında kayıtsızlığını koruyabilecek miydi?

****************************************************************************************

Hafif, eğlenceli, kolay okunur bir kitap arıyorsanız; Bay Mucize, tam aradığınız kitap olabilir...
Biraz daha çok kitap okumayı ve buraya daha sık uğrayabilmeyi umarak, hepinize keyifli okumalar diliyorum... 

20 Ekim 2016 Perşembe

Aşk Mektupları - Debbie Macomber


Merhabalar! Sonunda bu kitap için bilgisayarın başına oturabildim. Son zamanlarda kitaplar hakkındaki yazılarımı erteleyip duruyorum. Zaten çok hızlı okuyamıyorum, bir de yazmayı geciktirince iyice rahatsız oluyorum.

Aşk Mektupları, Gül Limanı Oteli serisinin dilimize çevrilen son kitabı. Debbie Macomber severler çoktan okumuştur tabii. 



Jo Marie eşinin ölümünden sonra Sedir Koyuna yerleşip, bir otel açmıştır. Burada, sahiplendiği köpeği Rover ve gelen konukları sayesinde yaralarını iyileştirmeye çalışmaktadır. Kasabanın tamircisi Mark Taylor en yakın arkadaşlarından biri olmuştur. Ancak Mark, çok gizemli biridir. Kasabada kimse Mark'ı tam anlamıyla tanımamaktadır. Mark da kendisiyle ilgili olarak konuşmaktan kaçındığı için, Jo Marie daha da meraklanır. Eleanor Reynolds otelin yeni müşterilerinden, genç bir kızdır. Buraya internette tanıştığı bir gençle görüşmek için gelmiştir. Annesi endişelenip, bu görüşmeye karşı çıktığı için araları bozuktur. Ayrıca bu gencin de Ellie'den sakladığı önemli bir sır vardır. Otelin diğer konukları ise, Maggie ve eşidir. Evliliklerinde büyük sorunlar vardır. Maggie, bu hafta sonu kaçamağının aralarını düzelteceğini ummaktadır. Hepsi için sorunlar giderek daha karmaşık bir hal alır. Acaba herkes mutluluğu yakalayabilecek midir? Tabii ki bunu söylemeyeceğim :))

ARKA KAPAK 

Bir aşk mektubu her şeyi değiştirebilir...

Gül Limanı Oteli'nde yaz sezonu yoğundur, bu yüzden otel
yöneticisi Joe Marie Rose ile becerikli Mark Taylor etrafta çalışarak
çok fazla zaman geçirmektedir.

Ellie otele internetten tanıştığı bir adamla görüşmek için gelir
ama ortaya çıkan büyük bir sır nedeniyle ilişkisini
sorgulamaya başlar.

Maggie ve kocası evliliklerini canlandırmak için bir hafta sonu
kaçamağına otele gelirler. Bir aşk mektubu ilişkilerini
kurtarmaya yetecek midir?

Ve joe Marie, Afganistan'da öldürülen kocasının gönderdiği
son mektubu okumak için gereken cesareti içinde bulduğunda
önünde uzanan geleceğin farkına varır.

Bir kez daha Gül Limanı Oteli huzur bulmak ve iyileşmek
için en iyi yer olduğunu kanıtlayacak ve konuklarının
hayatını sonsuza kadar değiştirecektir.

----------------------------------------------------------------------------------------------------

Stresinizi unutturacak, fazla yormayacak, hafif bir şeyler okumak istiyorsanız bu kitap tam size göre. Oturun camın önüne, elinize çayınızı ya da kahvenizi alın ve Gül Limanı Otelini hayal edin. Açıkçası ben böyle sakin, sessiz yerleri çok severim. Ahh! Şimdiden yazı özledim. Deniz kenarında olmak insana huzur veriyor. Neyse, ben kitabımı elime alıp hayallere dalayım :) Siz de bana katılmak isterseniz, hadi çayınızı, kahvenizi, kitabınızı alın elinize...Keyifli okumalar...

30 Mart 2016 Çarşamba

İyi ki Geldin - Debbie Macomber


Merhabalar! Kitabı bitireli epey oldu aslında. Ama bir türlü oturup, yazamadım. Hatta fotoğraftaki örgü bile, kızıma bere oldu çoktan... Olaylar malum, içimden gelmedi yazmak. Sonra da başka yazılar girdi araya. Artık oturup da yazayım dedim.

Debbie Macomber en sevdiğim yazarlardan birisidir. Küçük Mucizeler Dükkanı serisini de çok severek okuyorum. Bu kitabı yeni çıktığı zaman almıştım. Ama bir türlü okumak istemedim. Serinin Türkiye'de yayımlanan son kitabıydı. Hemen okuyup, bitirirsem dostlarımla vedalaşacakmışım gibi geldi. Ama şimdi bir kitap daha yayımlandı. En kısa zamanda onu da alacağım.




Kitaba dönecek olursak; yeni karakterlerin yanında, eski karakterlerden de haber alıyoruz. Kitabın konusundan kısaca söz etmek istiyorum. Libby Morgan büyük bir hukuk firmasında çalışan, iyi bir avukat. O kadar çok çalışıyor ki, firmaya ortak olmasının an meselesi olduğunu düşünüyor. Ancak ortak olmak şöyle dursun, işten çıkartıldığını öğreniyor. O güne kadar, bu ortaklık için tüm hayatını ertelemiş olması Libby'i mahvediyor. Arkadaşının aracılığıyla Bir Yumak Mutluluk'a gidiyor ve örgü örmeye başlıyor. Dükkanın sahibi Lydia ile arkadaşlık kuruyor.  Hayatını yeniden kurmaya çalışıyor. Bu sırada Lydia'nın kızı Casey ve Casey'in arkadaşı Ava ile tanışıyor. Kitabın konusunu daha fazla anlatmak istemiyorum. Yalnızca, klasik Debbie Macomber romanı olduğunu bilin yeter...




ARKA KAPAK


Libby Morgan'ın yıllardır tek bir hayali vardır: Büyük iş yükü altında çalıştığı hukuk firmasına ortak olmak. Kariyeri için arkadaşları, evliliği ve aile kurma şansı da dahil olmak üzere her şeyden feragat etmiştir. Patronu onu ofisine çağırdığında, Libby en sonunda güzel haberi alacağını zanneder, fakat sarsıcı gerçek onu beklemektedir: İşten çıkarılmıştır ve tüm hayatını yeni baştan kurmak zorundadır... Hem de hiç vakit kaybetmeden. 

Bütün uğraşlarına rağmen iş bulamayınca Libby eski arkadaşlarıyla tekrar bağlantı kurar ve öğleden sonralarını da sıcacık bir yüncü dükkanı olan Bir Yumak Mutluluk'ta geçirmeye başlar. Burada dükkanın iyi huylu sahibi Lydia, Lydia'nın çocukluktan yeni çıkmış olan enerjik kızı Casey ve Casey'in en iyi arkadaşı olan Ava'yla yakın bir ilişki kurar. Utangaç ama sıkıntılı bir kız olan Ava, Libby'nin geleceğini şaşırtıcı ve köklü bir şekilde yeniden biçimlendirecektir.

Bir yumak Mutluluk'un ikinci yuvası - buradaki kadınların da ikinci ailesi - olmasıyla birlikte, Libby sahip olduğu bu yeni hayattan büyük bir zevk almaya başlar. Hatta, onun için mükemmel bir seçenek olarak görünen etkileyici ve yakışıklı bir doktorla romantizm yaşamak için gereken zamanı bile bulur. Ama olaylar gelişirken, Libby çok sevdiği yeni yaşamını sonsuza kadar değiştirebilecek bir tercih yapmak zorunda kalır.

Sımsıcak bir anlatımı ve zengin dokunmuş bir kumaşı olan İyi ki Geldin, yeni başlangıçların vaadi ve dostluğun ve aşkın sonsuz keyifleriyle dolu bir roman.




Sanırım arka kapakta, benden daha çok detay vermişler :)  Ama okumayanları da düşünerek, dikkatli davranmaya çalışıyorum ne yapayım... Sonuç olarak romanın konusu hakkında, küllerinden doğma hikayesi diyebiliriz. Debbie Macomber hayranlarının seveceği bir kitaptı. Hepinize keyifli okumalar diliyorum...

29 Aralık 2015 Salı

Yıldızlı Gece - Debbie Macomber


Merhabalar! Yeni yıla girmek üzereyken son bir hamleyle elimdeki kitapları bitirmeye çalışıyorum. İki kitap arka arkaya bitti. Yıldızlı Geceyi Debbie Macomber'in sayfasında görüyordum. Kapağı ilgimi çektiği için de Türkçe'ye çevrilmesini dört gözle bekledim. Sonunda okudum. Okuduğuma deydi mi?.. Okumasanız da bir şey kaybetmezsiniz bence. Debbie Macomber hayranı olarak, tüm kitaplarını okumaya çalışıyorum. Ama oldukça hafif bir kitaptı. Üstelik çok fazla basım hatası yapılmıştı. Daha önce bu kadarına rastlamamıştım. 

Kitabın konusuna gelecek olursak... Carrie çalıştığı gazetenin cemiyet sayfası için yazılar yazmaktadır. Ancak bu durumdan memnun değildir. O, daha dişe dokunur işlerin peşindedir. Bunu patronuyla paylaşınca, kendisine neredeyse imkansız bir görev verilir. Finn Dalton adında bir yazarla röportaj yapması gerekmektedir. Ancak adam Alaska'nın kırsalında bir yerlerde yaban hayatı yaşamaktadır. Kimse resmini görmemiştir. Tam olarak nerede yaşadığı da bilinmemektedir. Üstelik pek çok gazeteci O'nunla röportaj yapmaya çalışmış; ancak kimse başarılı olamamıştır. Çünkü Finn bulunmak istememektedir. Carrie işi kabul eder ve Finn'in peşine düşer. Finn'i bulduktan sonra ise işler iyice karışır...



ARKA KAPAK :

Aşk, davet beklemez...
Çalıştığı gazetedeki görevinden hiç memnun olmayan Carrie için
iki seçenek vardı. Ya doğup büyüdüğü yere, ailesinin yanına geri 
dönecek ya da kariyerinde farklı bir yol çizmek için 
fırsat arayacaktı.
Kendisine, kimsenin ulaşamadığı ve herkesin çok merak ettiği
çok satan yazar Finn ile röportaj yapması önerildiğinde bunu hiç
düşünmeden kabul eden Carrie, ne kadar zor bir seçimle karşı
karşıya kalacağını henüz bilmiyordu.
O güne kadar herkesten, özellikle kadınlardan uzak durmak
konusunda başarılı olan Finn ise, bu davetsiz misafirin hayatını
nasıl değiştireceğinden habersizdi.

Alaska'da geçen bölümleri okurken soğuğu gerçekten hissettim. O sıcacık sobanın başında oturup; elimde örgüm ya da kitabımla  çayımı, kahvemi yudumlamak istedim. Merak ettiğim bir kitaptı, fena da değildi. En azından içimde kalmadı :)) 

30 Nisan 2015 Perşembe

Çiçeklerimi Rüzgara Verdim - Debbie Macomber



Merhabalar! Debbie Macomber'ın kitaplarını çok seviyorum. Kendimi iyi hissettiriyor. Bu nedenle tüm kitaplarını çıkar çıkmaz alıyorum. Ama hepsini birden tüketmek istemediğimden, aralara başka kitaplar sıkıştırıyorum. Böyle hissettiğim birkaç yazar daha var. Fakat bu kitap için arayı fazla açmışım sanırım :) Aslında kitabı bitireli de hemen hemen bir ay oldu. Üzerine iki kitap daha okudum. Bu kitaptan sonra okuduğum ilk kitap Son Şansa Hoş Geldiniz. Ancak kitabı sevdiğimi söyleyemeyeceğim. Hayal kırıklığına uğradığım bir kitap oldu.

Çiçeklerimi Rüzgara Verdim kitabına geri dönecek olursak; yine Debbie Macomber'in iyimserliğine sahip. Kolay okunuyor. Küçük Mucizeler Dükkanı serisine ait olmasına rağmen, Blossom Caddesi'nde geçmiyor. Tam bir yol romanı. Serinin daha önceki karakterlerinden Bethanne ve kızı Annie'nin öyküsünü okuyoruz. 


Bethanne'nin eski kayınvalidesi Ruth'un 50. yıl mezuniyet balosu vardır. Balo, ülkenin öbür ucundaki Florida'da yapılacaktır. Ruth gençliğinden beri ülkeyi arabayla gezmeyi hayal etmiş, ancak bunu bir türlü yapamamıştır. Bu kez kararlıdır. Kendisine bir yol planı hazırlar ve kimsenin kendisini durdurmasına izin vermez. Bethanne ve Annie de O'na bu yolculukta eşlik etmeye karar verirler. Böylece üçü, uzun yolculuğa başlarlar. Bu yolculuk üçü için de dönüm noktası olacaktır. Fazla detay vererek okumayanların keyfini kaçırmak istemiyorum :)

ARKA KAPAK :

yaşamlarında yeni bir dönemece giren
üç nesilden üç farklı kadının
duygu kokan hikâyeleri

Kaderin size gülmediğini düşünüyorsanız, birilerinden yardım
beklemek yerine iç sesinizi dinlemenin vakti gelmiş demektir.
Bu konuda hâlâ şüpheleriniz varsa, her şeyi geride bırakıp uzun
bir yolculuğa çıkan üç nesilden üç farklı kadının ilham veren
hikâyelerine kulak verin.

Çiçeklerimi Rüzgara Verdim, gönüllerde özel bir yeri olan ilk
aşkları, tebessümle hatırlanan ilişkileri ve gençliğin saflığa
bürünmüş heyecanlarını, kısaca hayatın desenini 
yüreklere işleyen bir roman.

EN İYİ İNTİKAM YAŞAMAKTIR...


Kitapta dikkatimi çeken en büyük özelliklerden birisi Bethanne ile Ruth arasındaki mükemmel gelin kaynana ilişkisiydi. Ben bir gelin olmama rağmen Ruth'u çok anlayışlı bulduğum zamanlar oldu. Tabii Bethanne'nin de eski kayınvalidesini yalnız bırakmamak adına, ülkeyi arabayla katetmek istemesi de güzel bir davranış. Kitabı okuduğunuzda Ruth'un anlayışı hakkında ne demek istediğimi anlayacaksınız :) Tek başına düşünüldüğünde güzel bir kitap. Ama sanırım ben Blossom Caddesi'ni özlemişim. Bu kitap bana o tadı vermedi. 

Bu arada siz sormadan ben söyleyeyim. Fotoğraftaki örgü, kızıma bolero olacak. Ama pek yol katettiğimi söyleyemem. Canım sıkıldıkça alıyorum elime. Yine lafı fazla uzattım değil mi? Hepinize keyifli okumalar diliyorum...

28 Aralık 2014 Pazar

Kar Tanelerinin Bir Bildiği Var - Debbie Macomber



Yine Debbie Macomber, yine romantizm...Bir yılbaşı kitabı olduğu için çıkar çıkmaz alıp, buradan sizlerle paylaşmak istedim. Debbie Macomber'in kitaplarını okuyanlar bilir. İnsana umut aşılar. Yüzünüzde bir gülümsemeyle okursunuz bu kitapları.




Kar Tanelerinin Bir Bildiği Var da böyle bir kitap. Roman Blossom Sokağı'nda geçiyor. Meşhur Fransız Kafesi, Bir Yumak Mutluluk gibi tanıdık dükkanlardan sıkça söz ediliyor. Katherine O'Connor (kısaca K.O.), hayatını tıbbi metinler ve yeni yıl mektupları yazarak geçiriyor. Yılbaşını çok önemsiyor. Kız kardeşinin, yazdıklarını fazlasıyla benimseyerek; çocuklarının canavara dönüşmesine neden olan Wynn Jeffries'den ölesiye nefret ediyor. Wynn Jeffries bir çocuk psikoloğu. Çocukların özgür bırakılarak yetiştirilmesinden yana. Özellikle de onların akıllarının Noel Baba gibi hayali şeylerle karıştırılmaması gerektiğini düşünüyor. Bu düşünce bizim K.O.'yu çileden çıkartıyor ve Wynn'i ilk gördüğü yerde rezil etmesine neden oluyor. Hızını alamayan K.O. Wynn'i takip edip de O'nunla aynı apartmanda oturduğunu fark edince çok şaşırıyor. Buradan sonrasını anlatmayayım ki okumak isteyenler bana kızmasın:)) 


ARKA KAPAK

Otuzlu yaşlardaysan Noel Baba yoktur
Beş yaşındaysan vardır
Ama umut her yaşta seninledir

Katherine O'Connor vaktinin çoğunu Blossom Sokağı'ndaki 
French Cafe'de başkaları için Yeni Yıl mektupları yazarak geçiren,
bir taraftan da tam zamanlı iş arayan genç bir kadındır.
Zamanla, mektup yazma işi onun için yeni bir kariyere
dönüşmeye başlamıştır.

Çocuk Psikoloğu Wynn Jeffries de tıpkı Katherine gibi, aynı kafede
vakit geçirmekten keyif almaktadır.Genç kadın onunla
tanışmamıştır bile ama kitabında Yeni Yıl geleneklerinin çocukları
kandıran saçmalıklardan ibaret olduğunu savunduğu için Wynn'den
hoşlanmamaktadır. İkisinin yolları, devamlı gittikleri bu mekanda 
kesişir. İlk başlarda, anlaşamadıkları konusunda anlaşırlar. Ancak
onları yakınlaştıran asıl sebep birbirine zıt iki insan oluşlarıdır.
Henüz fark edememiş olsalar da bunu anladıklarında aşk çoktan
kapılarını çalmış olacaktır. Tabii eğer âşık olmaktan korkmayıp
o kapıyı açmaya cesaret edebilirlerse...

Bence tam da soğuk kış gecelerinde koltuğunuza gömülüp, çay ya da kahve eşliğinde okunabilecek sımsıcak bir yılbaşı öyküsü. Keyifli okumalar diliyorum...



19 Aralık 2014 Cuma

Sevginin Son Dileği - Debbie Macomber






Sevginin Son Dileği, Küçük Mucizeler Dükkanı serisinin yedinci kitabı. Çıkalı bayağı oluyor. Ben bir Debbie Macomber hayranı olarak;  bu kitabını da çıkar çıkmaz almıştım. Ancak serinin kitaplarını üst üste okuyunca biraz ara vermek istedim. Gerçi roman Bir Yumak Mutluluk yün dükkanı etrafında geçmiyor. Ama yazar eski tanıdıkların bazılarından da söz etmeden geçmemiş. Kitabı şimdiye kadar belki çoğunuz okumuştur. Ancak okumayanlar olabilir diye biraz bahsetmek istedim.

Roman, çocuk doktoru olan Michael Everett'in sevgili eşi Hannah'ın ölümünün birinci yıl dönümüyle başlıyor. Hannah'ın ölümünden tam bir yıl sonra Michael, eşinden bir mektup alıyor. Bu mektupla birlikte, Michael'in hayatı değişiyor. Çünkü eşi hayatına devam etmesini istiyor. Bu da yetmiyormuş gibi mektubunda arkadaşı olan üç bayandan söz ediyor. Michael'in bu bayanlarla görüşüp; içlerinden birisini seçerek, yeniden evlenmesini istiyor. Michael bu duruma çok şaşırıyor. Ama eşinin son isteğini yerine getirmeye karar veriyor. Bu arada listedeki kadınlarla tanışıyoruz. Onların yaşamlarındaki sorunları ve güzellikleri okuyoruz. 

Debbie Macomber'ın kitaplarını, insanın iyi hissetmesini sağladığı için seviyorum. Ancak bu kitabı okumaya başladığımda oldukça hüzünlendim. Michael'in ve Hannah'ın duyguları çok iyi aktarılmıştı. Kendimi Hannah'ın yerine koydum ( ki bu kitabı okuyan her kadın aynı şeyi yapmıştır). Ben böyle bir mektup yazamazdım sanırım. Yer yer duygulandım, yer yer mutlu oldum. Yine de her şeye rağmen hayatın devam ettiğini hatırlatan güzel bir kitap.



ARKA KAPAK

Sevgilim, 
Bu mektubun seni çok şaşırtacağını biliyorum...

Michael, genç yaşta kanserden kaybettiği eşinin bıraktığı ve
ölümünden bir yıl sonra okumasını istediği mektupla neye
uğradığını şaşırır. Hayatını yalnızca sevdiği kadına adayan
Michael, eşinin şok etkisi yaratan istekleri karşısında yaşamına
nasıl devam edeceğini bilemez. Onun sağduyusundan bir an olsun
şüphe duymayan Michael, kendisine yeni bir hayatın kapılarını
açacak maceraya ister istemez dahil olur.

Okurlarını her zaman aşka, umuda ve yeni başlangıçlara 
sürükleyen Debbie Macomber, Sevginin Son Dileği'nde 
kaybedilenlerin ardından hayata tutunmaya çalışan insanlara 
mutluluğun işaretini sunuyor. 

Hepinize keyifli okumalar diliyorum...

Görüşleriniz Benim İçin Değerlidir!

Zaman ayırıp, yorum yaptığınız için teşekkür ederim. Yorumlarınız onaylandıktan sonra görüntülenecektir. Reklam ve hakaret içeren yorumları yayınlamıyorum. Düşüncelerinizi bekliyorum...