20 Mart 2015 Cuma

Saymaya Devam



Soğuk bir Ankara sabahından günaydın demek istedim. Ara ara diyet günlüğüme yazacağımı belirtmiştim. Öncelikle söylemem gereken şey, diyete başlamadan önce mutlaka bir doktorla görüşmeniz gerektiği. Çünkü bilmediğiniz bir rahatsızlığınız olabilir ve siz bu yüzden boşa kürek çekersiniz. Tahlillerinizi yaptırın ve ondan sonra yola çıkın. 

Daha önce Ayça Kaya'nın Sayarak Zayıfla kitaplarıyla 16 kilo verdiğimi burada anlatmıştım. Ama tatlı isteğimi bir türlü yenemiyordum. Sonunda ben de doktora gittim ve insülin direncim olduğunu öğrendim. Tabii hemen ilaca başladık ve beni bir diyetisyene yönlendirdi. Kendisine elimde uyguladığım kitaplarım olduğunu söyledim. Gayet güzel ama senin kilon çok fazla, diyetisyene gidersen daha disiplinli olursun dedi. Düşününce haklı buldum. Aynı hastahanedeki bir diyetisyene başvurdum. 

Karşılıklı konuştuk ve sonuç olarak Ayça Hanım'ın sayma yöntemiyle devam ediyoruz. Yani elimde hazır bir listem yok. Ayça Hanım'ın kitabında 5333 sayısı alınması gereken gıdaların porsiyon miktarını anlatıyor. Yani bir günde tahıl grubundan 5 porsiyon, et grubundan 3 porsiyon, süt grubundan 3 porsiyon, meyve - sebze grubundan da 3 porsiyon tüketebiliyorsunuz. Tüm bu yiyecekleri bütün güne yayarak tüketmeniz gerekiyor. Kitap, sağlıklı yaşamak isteyenler için gerçekten çok güzel bir kaynak.

İşte size örnek bir kahvaltı tabağı... Yalnız önce diyetisyenin kiloma göre porsiyonları arttırdığını söylemeliyim. Bana tahıl grubundan 6 porsiyon verdi. Ki bunun içine her türlü çorba, makarna, pilav, bakliyat, hatta sebze olarak bildiğim yer elması bile dahil. 8 porsiyon protein, 2 porsiyon süt grubu, 3 porsiyon da meyve verdi. Yağsız olmak kaydıyla domates, salatalık ve her türlü yeşillik serbest. İnsülin direncim olduğu için her türlü tatlı, bal. pekmez, beyaz un, beyaz ekmek yasak... 


Diyetisyenle porsiyonları şöyle ayarladık...Ekmeği sabah, öğlen ve akşam olmak üzere 3'e dağıttık. Dilimlerimiz fotoğraftaki gibi olacak. Tabii çorba içersem, ya da tahıl grubundan başka bir şey yersem o öğünde ekmek yemeyeceğim. Proteinimin 2 porsiyonunu sabah alıyorum. İster hepsini peynir olarak, ister bir peynir, bir yumurta olarak yiyebiliyorum. Bu sabah böyle tercih ettim. Yanında da yağ grubundan 5 adet zeytin veya 2 tam ceviz yiyebiliyorum. Ben genellikle ceviz tercih ediyorum. Yanında şekersiz olmak kaydıyla yeşil çay, çay ya da bitki çayı içebiliyorum. Çaydan bir vazgeçebilsem kansızlıktan kurtulacağım...

Öğlen 3 adet köftem, 2 dilim ekmeğim, 4 kaşık sebze yemeğim ve daha önce burada tarifini verdiğim yeşil elmalı pancar salatam var. İşte salata bu. Mutlaka tavsiye ederim. Akşam yemeğim de yine aynı şekilde. Yalnız bu sefer kıvırcık salatası olacak. Sanırım ara öğünlerimden bahsetmedim. Sabah ve öğlen yemeği arasında 1 bardak süt ya da yoğurt ve bir meyve. İkindide aynı şekilde. Akşam da bir meyve...


Peki bir haftalık sonuç ne mi? Akşamüstü diyetisyenin tartısı ne diyecek bilmiyorum ama, benim tartım 2 kilo verdiğimi söylüyor. Genellikle ilk verilen kiloların sudan gittiği söylenir. Ama ben zaten bu şekilde besleniyordum. Yalnız tatlı kaçamaklarım oluyordu. Hatta diyetisyenim porsiyonlarımı arttırdığı için kilo verememekten korkuyordum. Tabii her gün doktorumun önerdiği kadar yürüyorum. Hareket etmeden bu iş olmuyor. 

Yine uzun bir yazı oldu. Ama ben geçen yıl asla zayıflayamam, böyle öleceğim dediğim bir noktada Ayça Hanım'ın kitaplarıyla tanıştım. Yeniden başlamaya karar verdim. Yazımı okuyanlara da umut aşılamak istiyorum. İstersek yapabiliriz. Obez olmak kaderimiz değil. Ayça Hanım'ı izleyenler bilir. O kilo verdim diye sevinmeyin, veremedim diye de üzülmeyin; her gün yeniden başlayın der. Her gün yeni bir şans. Sağlıkla kalın...






6 yorum:

  1. Haydi kolay gelsin sevgili blog komşum. Başaracağınıza yürekten inanıyorum. Zaten konuya çok hakim ve bilinçlisiniz ama ben de kendimden bildiğim bir küçük anımsatma yapmak istiyorum. Eğer yürüyüşü gerçekten yaşamınızın bir parçası haline getirebilirseniz kilo sorununu tamamen ortadan kaldırabiliyorsunuz. Ama öyle böyle değil, yürüyemediğiniz zamanlar huzursuzluk duyacak kadar alışkanlık haline getirilmeli. Süreyi ve tempoyu kendiniz belirleyin, az yürüyünce yeterli olmadığını hissedeceksiniz ve kısa vadeli sonuç almayacağınızı bilin. Sevgimle..

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim sevgili blog komşum. Doğru söylüyorsunuz. Önceleri yürümek zor geliyordu, dizlerim ağrıyordu. Şimdi daha rahat yürüyorum. Kızımı okula bırakmak benim için bahane oluyor. Eve dönmeden önce biraz daha yürüyüp, öyle dönüyorum. Hafifledikçe daha rahat yürünüyor :) Sevgiler...

    YanıtlaSil
  3. Canım dün gece diyet günlüğüm başlığının altına epeyce bir göz atmıştım:)
    ben de verdikten sonra geri aldıklarımı atmaya çalışıyorum kendimce ve sağlıklı olarak inş başarırım. eşimle akşamları yemekten önce ve gece 12 gibi 30 ar dk yürüyoruz herşeyden önce sağlık için.
    inş fazlalıklardan da kurtuluruz:) sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten verdikten sonra alınmasa ne güzel olur değil mi? Bana da doktor akşam yemeğinden sonra da yürümemi söyledi. Şu anda bunu yapamıyorum. Ama yakında yapabileceğimi umuyorum. Gündüzleri mutlaka yürümeye çalışıyorum. Umarım atarız fazlalıkları. Ben geçen yıl bir yola çıktım. Yavaş yavaş da olsa ilerliyorum. Size de başarılar diliyorum sevgiler...

      Sil
  4. canım tabağın görünüşü çok güzel herşeyin başı sağlık herşeyden ölçülü yemek önemli çok yiyipye yüryüş yapmak değil amaç vücudunun kaldırabileceği sporları yapmak bu herkez için değişir kimi bir saat yürür az yakar kimi yarım saat yürür fazla yakar en iyisi kendini tanıyp ona göre hareket etmek şimdiden başarı dileklerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru söylüyorsunuz. Saymanın amacı da bu zaten. Günlük alınması gereken gıdaları bölerek tüketiyoruz. Porsiyon kontrolü yapıyoruz. Benim çok uzun bir yolum var. Şu anda doktorum sadece yürüyüşe izin veriyor. Fazlasını zaten ben de yapamam. Teşekkür ederim sevgiler...

      Sil

Görüşleriniz Benim İçin Değerlidir!

Zaman ayırıp, yorum yaptığınız için teşekkür ederim. Yorumlarınız onaylandıktan sonra görüntülenecektir. Reklam ve hakaret içeren yorumları yayınlamıyorum. Düşüncelerinizi bekliyorum...