28 Aralık 2016 Çarşamba

Son İlmek - Nicole R. Dickson


Merhabalar! Bu aralar daha çok kitap okumaya başladım ve bunun için çok mutluyum. Yıl bitmeden bir kitap daha okuyabilirsem, aralık ayı benim için oldukça verimli geçmiş olacak. 



Örgü örmeyi sevdiğim için, okuduğum kitaplarda da örgüden söz edilmesi hoşuma gidiyor. Son İlmeği almak istememdeki nedenlerden birisi buydu. Ayrıca kapağı da dikkatimi çekmişti. Üstelik kitabın harika bir kokusu var. 

Son ilmek yeni başlangıçların kitabı desek, çok da yanlış olmaz. Kitapta çok fazla isim ve aile adı var. Üstelik kişiler bir şekilde birbirleriyle akrabalar. Yani biri diğerinin teyze, amca ya da hala çocuğu çıkıyor. Başlangıçta bu durum oldukça aklımı karıştırdı. Bu kimdi, onun diğeriyle ne bağlantısı vardı diye düşünmeme neden oldu. Ancak kitabı okudukça karakterleri ve birbirleriyle olan bağlarını öğrendim. Kitaba da akıcı bir şekilde devam edebildim.

Rebecca, psikolojik şiddet gördüğü evliliğini bitireli altı yıl olmuştur. Ancak evliliğinin hayaletinden kurtulamamıştır. Kendisini güvende hissetmediği için de, kızı Rowanla birlikte sürekli yer değiştirmektedir. Tabii bu, her ikisi için de kötü bir durumdur. Rebecca bir yuva özlemi çekmektedir. Üniversitedeki en yakın arkadaşı Sharon'un, doğup büyüdüğü adayla ilgili anlattığı şeyleri hatırlar. İrlanda'daki bu adada örülen ve adına Gansey denilen özel kazakları araştırmak için oraya gitmeye karar verir. Kızıyla birlikte bütün yazı adada geçirecek ve bu geleneksel kazaklar hakkında bilgi toplayarak, bir kitap yazacaktır. Sonunda adaya gider. Ancak arkadaşı riskli bir hamilelik geçirdiği için adaya gelemez. Herkes Rebecca'yı büyük bir sevecenlikle karşılar. Sharon'un anlattıklarından dolayı O'nu çok iyi tanımaktadırlar. Oysa Rebecca oldukça tedirgindir. Fakat herkes adanın çok güvenli olduğunu söylemektedir. Gerçekten de adadakiler birbirlerini çok iyi tanımakta ve yardımlaşmaktadırlar. Herkes birbirinin çocuğuna ya da malına göz kulak olmaktadır. Bu ortamda, Rowan kendine yakın bir arkadaş edinmiş ve güven içinde adada koşup oynamaktadır. Rebecca bir yandan güven sorununu halledip, adadaki yaşantıya uyum sağlamaya çalışırken; bir yandan da kazaklar hakkında araştırma yapmaktadır. Bu bölgede fırtına eksik olmamaktadır. Kazaklar, balıkçıları güneşten ve soğuktan korumaktadırlar. Ganseyler'in üzerindeki şekillerin bir anlamı ve her ailenin kendi motifleri vardır. Bu kazakları merak ettiğim için, internetten bulduğum bir fotoğrafı buraya da eklemek istedim. Kitabın konusu böyle, ama anlatmadığım çok şey var tabii... 




ARKA KAPAK

Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe insan,
yeni okyanuslar keşfedemez.

Bir anne ve kızı acılarla dolu geçmişini unutmak için
İrlanda'nın batı sahillerinde bir adaya yerleşirler.
Ve bu sahildeki balıkçıların el emeği, göz nuru ile örülen
kazaklarının hepsinin bir hikâyesi vardır.

Her biri eşsizdir. Yaşanılan bütün mutluluklar ve hüzünler
ilmek ilmek kazaklara işlenmiştir.

Yaşananları unutmadan affetmeyi öğrenmek ve kıyıya sağ sağlim
ulaşmak ise yalnız rüzgara karşı başları dik bir şekilde
yürümeleriyle mümkündü.
Ve yaşanan olaylar geçmişi harekete geçirmeye başlamıştır.

Acaba sevgi dolu gözler sana baktığında onları fark edecek misin
yoksa yalnızca geçmişin tozlarını mı göreceksin?


  
Koltuğunuza gömülüp, rahatça okuyabileceğiniz bir kitaptı. Zaman zaman duygulandıran, zaman zaman meraklandıran bir içeriği vardı. Adaya sıcacık bir aile ortamı hakim ve siz kitabı okurken, bunu çok net bir şekilde hissediyorsunuz. Ayrıca, İrlanda'daki bu adayı gözümde canlandırmam da zor olmadı. Eğer bu soğuk kış günlerinde beni yormayan, üzmeyen bir kitap okuyayım da biraz moralim düzelsin diyorsanız; bu kitap tam size göre...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Görüşleriniz Benim İçin Değerlidir!

Zaman ayırıp, yorum yaptığınız için teşekkür ederim. Yorumlarınız onaylandıktan sonra görüntülenecektir. Reklam ve hakaret içeren yorumları yayınlamıyorum. Düşüncelerinizi bekliyorum...